Kış Kilo Aldığımız Mevsim Değildir!

Hep aynı hikaye söylenir: "kışın mutlaka kilo alacaksın..." Gerçekten öyle olmak zorunda mı? Tam tersi olamaz mı?

Hep aynı hikaye söylenir: “kışın mutlaka kilo alacaksın…” Gerçekten öyle olmak zorunda mı? Tam tersi olamaz mı?

Ailede 2 gelin aynı yıl hamile kalmıştık… Tuğba önce, ben sonra…

Tuğba, Nisan 2011’de Deniz Efe’yi dünyaya getirdi. Bense Rüzgar Ali’yi 23 Ağustos 2011’de kucağıma aldım.

Tuğba narin bir kadındır, hamilelikte aldığı kiloları hızla kaybediyordu. Bir yandan da Deniz Efe’yi emziriyordu ama küçük bir sıkıntısı vardı.

“Önümüz yaz” demişti… “Kilolarım daima gözümün önünde olacak. Bu moralimi bozuyor… Zayıflasam da şimdi varolan kiloları kamufle etmem pek kolay değil…”
Sahiden kilo verme sürecimizde, bu durum motivasyonumuzu etkiler miydi? Hem de üstelik yazın kilo vermek sıcaklık ve güneş faktörleri devreye girdiğinde daha kolay olurken… Kışın, ödemi arttıran rüzgarlar, güneş eksikliğine bağlı vücudun gösterdiği yavaşlama, soğukla birlikte gelen ve bir tür koruma mekanizması diyebileceğimiz “yağ direnci” benim işimi daha da zorlaştırmayacak mıydı?

Aslında işin sonunda doğru şeyi yapmayı sürdürdükçe ve vücudumuzla aynı dilden konuştukça, bilimsel gerçekler doğrultusunda davrandıkça kaçarı yok o kilolar gidiyordu… Ama işin içine motivasyon parametreleri girince durum değişebilir miydi?

Ağustosun sonlarına doğru oğlumu kucağıma aldığımda Tuğba’nın bana ne söylemek istediğini anlamıştım. Beni bekleyen sonbahar ve kış, tamamen kendime yönelebileceğim ve bedenimi restore edebileceğim çok iyi bir dönemdi. Yaz geldiğinde kilolar çoktan gitmiş olmalıydı.

Söz gelimi, doğumdan sonra basit bir toparlayıcı korse kullanmıştım. Annemin benim için bir marketten aldığı ve her yerde satılan toparlayıcı korselerden… Şimdi düşünüyorum,  o sıcaklarda acaba korse giyebilir miydim? Elbette mevsim değiştiğinde alacağım önlemler ve diyete uyum sağlama biçimim ona göre yeniden şekillenecekti ama kesinlikle itiraf etmeliyim “kış” benim işimi kolaylaştırmıştı.

Şimdi kış sürecinde kilo vermeye başlayan arkadaşlarıma da telkinim şu: “Bu süreci iyi değerlendirin. Evde olduğunuz zaman, yaza oranla kesinlikle daha fazla. Bunu bir avantaja çevirebiliriz.” Ve hal böyleyken, beslenme alışkanlıklarımızı, kışın bizi daha da ağırlaştıran unsurları, yemekle kurduğumuz çarpık ilişkiyi düzeltmek için daha ideal bir süreç yok. Çünkü bu süre zarfında edinilen kontrol duygusu ve beslenme bilinci daha kalıcı, daha eğiticidir.

Kış bitip, kalın ve uzun kıyafetler rafa kalktığında geriye hafiflemiş bir bedenle merhabalaşmak çok mutluluk verici olacaktır. Tıpkı armağan paketini açtığınızda size içeriden gülümseyen ışıl ışıl bir armağan gibi…

Hikayemizin sonucunu merak edenlere hemen söyleyim, Tuğba kendisi için zor geçen bir yazı atlattı hatta eskisinden daha da narin ve güzeldi.
Beni sorarsanız ben de kışın nimetlerinden faydalandım ve 6 ayda 34 kilodan kurtuldum.

Her şeyin ötesinde şunu söylemek mümkün, mevsimlerin ve hayatlarımızın bize getirdiği koşullar ne olursa olsun bunu hayatımız için bir avantaja çevirmek bizim elimizde.
Şimdi kışın üzerinden “kilo aldırır” etiketini sökün ve şöyle yazın “bu kış senin bildiğin kışlardan değil”

Herkese sağlıklı günler dilerim.
Ezgi

Reklamlar