Benim Hayalim…

KENDİNİZE İYİ DAVRANMAYA HEMEN BAŞLAYIN

KENDİNİZE İYİ DAVRANMAYA HEMEN BAŞLAYIN

Hepimiz kendimize veya hayatımıza dair düşler kurarız… Bazıları masalsıdır, gerçekleşmesi için bir mucize olması gerekir; bazıları ise eğer azmederseniz sizin olacaktır. Gerçekleşmesi, sizin çabalamanıza bağlıdır.

Bu düşler her şeyle ilgili olabilir…  Ve çoğu zaman, kendimizi daha sağlıklı, daha formda görmeyi hayal ederiz… İşte bu gerçekleşmesi sizin çabalamanıza, azmetmenize bağlı olan bir düş…

AMA DİKKAT!

***Her pazartesi başlanılan ve çarşambaya kalmadan bozulan, metabolizmayı kevgire çeviren, bizi aç bırakan,

***belki zayıflatan ama bilincimizi ve alışkanlıklarımızı değiştirmediği; farkındalığımızı arttırmadığı için kısa sürede o zayıflığı fazla kilolara dönüştürüp, yapışkan bir biçimde bedenimize mıhlayan diyetlerle olacak gibi değildir.

NEDEN DİKKAT ETMELİYİZ?

* Bu her defasında umudun kırılmasına yol açmakla kalmaz, kendinize olan inancınızı ve çevrenizden gördüğünüz desteği yitirmenize neden olur.

*Dahası vücudunuz size karşı suskunlaşmaya başlar. Kısa vadeli kilo kayıpları için yaptığınız her agresif hamle, bedeninizi direnmeye ve kendisini kilitlemeye itecektir.

*Sonra “sürekli başa sarıyorum, böyle yaşamaya alışsam belki daha iyi olur” cümlesi beyninizde çınlar ve kucağınızda bir tabakla, sonu mutsuzluğa varacak bir yeme karanlığına çıkarsınız…
*Genelde bu ümitsizliğin uçsuz, kısır bir döngü ile seyrettiğini gözlemledim. Mutsuz oldukça yemek, yedikçe kilo almak, kilo aldıkça mutsuz olmak ve tekrar yemek… Aynaya bakmadıkça, basküle çıkmadıkça ya da bedenimizden “yorgunum ve taşıyamıyorum” sinyali gelmedikçe ötelediğimiz bir silsile…

OLUMSUZ GERİ BİLDİRİMLERİ DEĞİL, HAYALLERİNİZİ VE BİLİMİN SESİNİ DİNLEYİN

Hayaliniz için yeniden denemeye ve kendinize bir şan vermeye karar verdiniz diyelim… Bunun için ürkek adımlar atarsınız: “Aman canım çoluğun çocuğun var, olacak o kadar kilo. Zayıf olan annelerin kesin bakıcıları, yardımcıları vardır” cümlesini işitebilirsiniz ki birinci ağızdan bu kanının bir yalan olduğunu size söyleyebilirim

ya da

“Oooof zayıfla zayıfla nereye kadar, hem sen kilo verince çöküyorsun” cümlesi yüzünüze çarpılır ama aslında doğru bir beslenme sistemi size bütünlüklü olarak kilo kaybettireceğinden hiçbir zaman çökmez ya da sarkmazsınız…

Tabii bununla bitmez, geçmişte başarısız olmuşsanız eğer bu yüzünüze çarpılacaktır: “Sen daha önce de yapamadın, dayanamıyorsun kabul et!” diyenler mutlaka çıkar… Oysa yine doğru bir beslenme ve spor haritası ile hedefinize eğlenerek, öğrenerek ve bilinçlenerek yürüyebilirsiniz.

Ama şu bir gerçek: hayalleriniz ne olursa olsun, ister oturup kitap yazmayı hayal edin isterseniz de kilo vermeyi; üç şey sizin düşmanınızdır:
ÜŞENMEK, ERTELEMEK  ve VAZGEÇMEK
Bu sebeple yazdım size, bugün takımımdaki arkadaşlarımla kilolardan önce bu üç düşmanla savaşıyoruz.

ÜŞENMİYORUZ: Bizim için hareketsiz bir gün yok, listemizde yazanları hazırlamamak için ya da onların yerine doğru alternatifler koymamak için bahanemiz yok. Deyim yerindeyse “buraya oturmaya mı geldik?” Hayır 🙂 O halde kalkıyor ve hazırlıklarımızı yapıyoruz.
ERTELEMİYORUZ: Eğer şikayetçi olduğumuz şey bizi kendine doğru çekiyorsa ve hızla sürüklendiğimiz o yerde mutsuzluk, memnuniyetsizlik ve sağlıksızlık varsa direksiyonu tam ters yöne kırmak için beklemeye gerek var mı?  Hayır 🙂  O yüzden, yukarıda yazdığı gibi; pazartesi değil… hemen! şimdi!
VAZGEÇMİYORUZ: Hiç bir dürüst ve bilimsel yöntemde “şok” / “mucize” / “sihirli” vaatler yoktur. Hayatınızı ve sağlığınızı tehlikeye atan hiçbir şey, sırf sonuca ulaşmak için önerilmez. Kendi bedeninizin gerçeklerini anlamak, buna göre davranmak esastır. Bu yüzden elde ettiğiniz başarılar geçici, uçucu değil aksine kalıcı ve gerçektir. Bazen, dolu dizgin hedefinize doğru gider bazen de metabolizmanızın kırmızı ışığına yakalanırsınız. O kırmızı ışıkta arabayı terk etmiyorsunuz… O zaman ilerlemek ve gitmek istediğiniz yere varmak için hiçbir şansınız olmaz. Arabanızı ters yöne kırmıyorsunuz yani eski alışkanlıklarınıza kapılmıyorsunuz, bu sizi başladığınız yere geri götürür… Kırmızı ışık sönene kadar doğru şeyi yapmaya ve baskülden size cevabın gelmesini beklemeye devam ediyorsunuz. Bazen de 20 kilo vermeyi hedefler ama 5 kilo kaybettikten sonra rehavete kapılırsınız… Gerçek hedefinizin 5 değil 20 kilo olduğunu düşünmekten ve gerçek hedefinize yürümekten vazgeçmiyorsunuz… Rehavetin sizi ele geçirmesine müsaade etmiyorsunuz. Vazgeçmemek bu işin en önemli parçası.

Peki ne yapmalısınız?
1) Kendinize iyilik yapmaya bir yerden başlamalısınız ve bunun gerçek bir iyilik olabilmesi için en doğru yerden, en doğru kişi ya da kişilerle başlamalısınız.

2) Bilimsellikten asla vazgeçmemeli ve kendinize karşı dürüst olmalısınız. Doğumdan kalan kilolarınız varsa ve eskisine geri dönemeyeceğinizden korkuyorsanız adını koyun. Metabolizmanız inatçıysa ve size gün geçtikçe gram gram kilo aldırıyorsa adını koyun…

3) Kilo kaybetmek kadar alışkanlıklarınızı değiştirmeyi ve düzeltmeyi önemsemelisiniz. “Ben biliyorum” ya da “ben oldum” tavrı yerine “mutlaka öğrenebileceğim yeni şeyler olmalı” tavrı size yardımcı olacaktır.

4) Bu defa başa sarmamak konusunda kesin kararlı olmalısınız. iki gün iki hafta iki ay değil, hedefiniz neyse o ana kadar sürdürmelisiniz bu yolculuğu. Mesele çünkü kilo vermek değil, kendinize verdiğiniz sözü tastamam tutmak bir yerden sonra…

5) Kendinize ve bedeninize zaman tanımalısınız. Yavaş yavaş kilo veriyorum diyebilirsiniz. Burada odaklanmanız gereken sözcükler “yavaş yavaş” değil, “kilo veriyorum” olmalı… Ola ki, siz bu yola çıkmamış olsaydınız, direksiyonun yönünü kilo alımından kilo kaybına doğru kırmamış olsaydınız gün geçtikçe (ister yavaş ister hızlı) kilo alıyor olacaktınız. Siz vazgeçmediğiniz ve doğru şeyleri yapmayı sürdürdüğünüzde bedeninizden daha olumlu yanıtlar gelecektir.

6) Çok zayıf, incecik, dal gibi olmayı övenler olabilir… Bu size çok uygun da olabilir hatta ama bazen vücut yapınız daha yuvarlaktır. Ne kadar kilo verirseniz verin o yuvarlak hatlarınızı kaybetmezsiniz. Bu durumda kendi bedeninizi tanıyarak hedefler koyun…
7) Birlikte çalıştığım bir çok danışanıma, daha doğrusu takım arkadaşıma şunu söylüyorum: “Bugün siz kendinize iyilik yapan, bedenini yücelten ve arıtan insanlarsınız… Siz bu sebeple de çok güzelsiniz”

Evet sevgili okurlar, bedeninize iyilik yapın, onu sağlıklı kılın… Aynaya bir dahaki bakışınızda karşılaştığınız insan “hayallerini gerçekleştirmek için adım atan” bir insan olsun…

Kilo verirken güzelleşmeyi de unutmayın: Bazen seyahatlerle, bazen kitaplarla derinleşin, insanları seyredin ve onları anlamak için çaba sarfedin, dahası vicdanınızı sevgi ve merhametle mutlaka şişmanlatın 🙂 size söz her yerde ama istisnasız her yerde aynı cümleyi göreceksiniz: SİZ ÇOK GÜZELSİNİZ.

az öfkelenin
çok sevin
yeteri kadar yiyin
huzurla uyuyun
fazlaca okuyun
olabildiğince gezin
O ZAMAN HER ŞEY
SİZE SESLENECEK:
ÇOK GÜZELSİN!

Görüşmek dileğiyle,

Elif Ezgi Uzmansel

Reklamlar