super tok super hafif super sağlıklı Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli'nin yalnızca danışanlarıma özel hazırladığı listelerle bomba gibi devam ediyoruz :)

super tok
super hafif
super sağlıklı
Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli’nin yalnızca danışanlarıma özel hazırladığı listelerle bomba gibi devam ediyoruz 🙂

Bu hafta bizim için depar attığımız şahane bir hafta oldu… Takımımın canım üyelerinden peş peşe güzel haberler alırken, bahar yorgunluğunu silkeleyip canlanmaya başladığımızı da görmüyor değilim.

Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızdan da güzel haberler geliyor.

“Ben yıllardır bu kiloyu görmedim” diyen arkadaşlarım çatur çutur kırıyorlar dirençleri.

Motivasyonumuz tavanda, karnımız doyuyor, pırıl pırıl besleniyoruz ve her besin grubundan yeterince tükettiğimize eminiz zira listelerimiz takımım için özel olarak Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli tarafından hazırlanıyor.

“Ben ki günde 2,5 kilo tatlı yiyebilen, tatlı yenmemiş günü boş geçmiş sayan bir insanım; nasıl oldu da tatlıyı bu kadar kolay terk edebildim ve nasıl oluyor da aramıyorum” diyen Aslı, eski alışkanlıklarına tam doksandan golü çakmışken benden bir “yupppppiii” sesi yükselmiyor değil.

Sevgili danışanım Neval Hanım bir hekim. Kendisi dünya tatlısı ikiz delikanlıların annesi… İnsülin direnci şikâyeti yüzünden oldukça yavaş bir metabolizması olacağını düşünüyorduk. Bu arada yürüyüş grubumuzda en az 10bin adımla sürekli liderliğe oynuyor. Geride bıraktığımız 18 gün zarfında 65 kilodan indik ve 62 kilonun kapısını çaldık. Birlikte 10 kilodan kurtulmayı hedefliyoruz. Bu arada sabahki yazışmamızı kendisinin de müsaadesiyle sizinle paylaşıyorum.

Neşeli, heyecanlı ve hayret verici :)  Bu arada Ayşenur'a selam olsun "greyfurta iyi davranmadım ama o bana iyi davrandı" cümlesi nokta atıştır :*

Neşeli, heyecanlı ve hayret verici 🙂
Bu arada Ayşenur’a selam olsun “greyfurta iyi davranmadım ama o bana iyi davrandı” cümlesi nokta atıştır :*

Emine üç haneli sayıları terk ederek bir haftada 2 kilodan daha kurtuldu. Böylelikle 1 ay 1 haftada 12 kiloyla vedalaştı. İstanbul’daki kliniğimizde yağ kas oranını da ölçtürme şansı oldu. Yağdan verdiğimiz kilolarla kalıcı adımlar atabiliyoruz. İşte beni en çok mutlu eden de bu.

Funda ile 10 günde 59.2’den 57.4’e düştü. Birlikte çalışmaya başlarken üç haftalık bir dirençle boğuştuğunu söylemişti. Böylelikle direnç kırarak ilk aşamaya adım atmış olduk. J
Gelelim Ayça’ya… 3 haftada 5 kiloyu sezaryen sonrası çalışmamakta direnen bağırsaklarına rağmen kaybedebildiğimiz için mutluyuz. Ama asıl amacımız, lifli ve sıvı ağırlıklı beslenme; iyi dinlenme, bol hareket ve olumlu telkin ile bağırsakları eski performansına kavuşturmak…

Gelelim Ezgi’ye… Ezgi ile yola çıktığımızda spor konusunda sıkı pazarlıklar yapıyorduk. 10 dakikalık yürüyüşler bize yetmeyecekti çünkü kiloların altında yatan kötü huylu kolesterol, hafif hipotiroid ve insülin direnci ile savaşacaktık. Sonra ezgi bir adım canavarına dönüştü. Günde 14bin adıma kadar atarak, 98.7 ile başladığımız yolculuğumuzda 93.8 durağına geldi. Deyim yerindeyse ortalığın tozunu attırdı. Kendisine de dediğim gibi metabolizmasına kafa tuttu ve söke söke 4 kilo 900 gramlık bir ağırlığı yolcu etti…

Bu arada farkındasınız değil mi? Ne kadar çok insülin direnci şikayeti var etrafımızda…

Bunun nedenlerinden birisinin de diyetlere “başla-bırak” yapmak olduğunu ya da sizin için uygun olmayan, tek tip beslenme öneren listeleri uygulamak olduğunu biliyor musunuz?

Ve Pelin… Pelin, geçen hafta size sözünü ettiğim genç arkadaşım. Onunla 66.5 kilo ile yola çıktık ve 1 ayı tamamlarken günde 16bin adıma kadar atabilen ve başladığından neredeyse 5 kilo daha hafif olan bir Pelinle karşı karşıyayız. Yürüyüş grubumun dünkü birincisi O’ydu J

Evet bu hafta size söz etmek istediğim bir danışanım da Eda… 70.4 ile başladığımız serüvenimizde 2,5 haftada 67.0’ı baskülde gördük. Ama asıl mesele bu değil. Eda, uzaklarda çalışıyor. Yürüyüş için kaldığı yer hiç elverişli değil. Ayrıca diyetlerimizde kullandığımız malzemeleri bile tamamen bulabilecek koşullara da sahip değil. Peki bunlar onu durduruyor mu? O kendisine bunları bahane kalkanı olarak kullanıyor mu? Hayır! Günde binlerce adım atmanın bir yolunu bulduk; dahası market raflarının altını üstüne getirip diyetimizde yapabileceğimiz değişimleri değerlendirdik. Evet hanımlar beyler, bahanemiz yoktu çünkü alternatifimiz vardı. Eda ise bu şekilde sağlam bir yol kat edebiliyor.

Gelelim bir diğer genç arkadaşım Sena’ya. Sena, 14 yaşında. Hipotiroidli ve böbreklerinden bir tanesi sadece %2 oranında çalışıyor. Ancak Sena öyle disiplinli ve azimli ki, kendisi henüz telefon bile kullanmıyor. Annesiyle görüşüyor, akşamları ise telefonlaşıyoruz. Sıfır fire, sıfır bahane, on numaralık bir motivasyon ile 20 günde kırılmak bilmeyen direnci kırdık ve 2 kilodan kurtulduk. Şimdi tatili bekliyoruz, bu sayede fiziksel aktivite şansımız daha da artacak.

Burada ağır siluetleri bir kenara atıp, yeni sağlıklı ve zinde figürleri ile beliren bütün danışanlarımı kutluyorum. Ama en önemlisi, her zamanki gibi, beslenme alışkanlıklarını eğitebilmeleri, bu konudaki popüler, temelsiz ya da yaygın söylemlerden ziyade kendi yapılarına uygun beslenme sistemi ile yol alabilmeleri…

Çok zayıf ya da çok ince değil, çok sağlıklı ve hafif olmak kalıcıdır. Gerçekten yapınız müsaade ediyorsa sağlıklı kilosunda olan kişi zaten ince ama her şeyden önce harika bir figüre sahip olur. Orantılı kilo kaybeder; kalçası küçülürken kolları yağlı kalmaz; yüzü çökerken karnı kalmaz… Bütünlüklü kilo verir ve “bölgesel kilo” diye bir şey söz konusu olmaz. Bir de vücudunda yağ oranı olması gerekenden daha düşük olan bir kadının tuvalet rutininden tutun da adet gibi yaşamsal bir fonksiyonu bile aksamaya başlayabilir. Hafızası ve günlük performansı ise doğrudan etkilenir. Hedef kilonuzu belirlerken kullanılan bilimsel parametreler de bu gerçeği baz alarak size alt sınırınızı söyleyecektir. Sağlıklı kiloda olmak, bir kotun içine girmekten daha fazlasıdır. Hem o kotun içine girmek, hem de içinde ışıl ışıl görünebilmektir. Bütün hatlarını yitirmiş, kemik ve biçimsiz kaslar topluluğuna dönüşmek tam anlamıyla bir diyet fiyaskosudur.

Biz sağlıkla gelen forma inanarak adımlarımızı atıyoruz. İyi ki de öyle yapıyoruz.

O halde şimdi benim için yürüyüş vaktidir

Bizimle serüvenimizi paylaşan herkese sevgiler.

Elif Ezgi Uzmansel

Reklamlar