Nasıl Başlamalıyım? Bu Defa Nasıl Farklı Olur?

hedef belli mi? geriye gerçekleştirmek kalıyor...

hedef belli mi? geriye gerçekleştirmek kalıyor…

Ben uzun süredir denemiş olsaydım, elimde harika listeler olsaydı ama başaramıyor olsaydım nereden ve nasıl başlar; neler yaparak kendime gelirdim?

1-      Hedefini koy:

Kaç kilo vermek istiyorsun? Beden kitle indeksini hesapladın mı? Bunu hesaplamak hiç zor değil, haydi google’a yaz, karşına çıkacak… Bu veriye göre, kilon nasıl bir aralıkta? Normal mi? Yüksek mi? En çok ne kadar düşebilirsin? Zayıflıktan çok senin için sağlıklı olan noktayı önemse: ADINI KOY.

2-      Nereden başlamalısın?

Bu durumda en doğru tavır, üniversitelerin beslenme ve diyetetik bölümlerinden mezun olmuş ve klinik menüler oluşturma ehliyeti olan bir hocamızla görüşmendir. Eğer böyle bir şansın yoksa mutlaka bilimsel referansları olan bir kitap edinebilir ya da hocalarımızın, blogumuzda da olduğu gibi, paylaştığı örnek menüleri kendine hareket noktası edinebilirsin. Klinik menü oluşturmak demek, yiyecekleri formülün birer parçası gibi kullanmak demektir. Sen eğer her şeyi söylendiği kadar tüketirsen sonuç senin olacaktır. Çünkü formülün parçalarını doğru yerleştirmişsin demektir. Bu sebeple, popüler olan, belli bir ekole ya da temele dayanmayan beslenme anlayışlarını asla hayata sokma. Sana kısa sürede kilo verdirir ama sürdürülebilirliği olmazsa verdiklerini geri alman kaçınılmazdır.

aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemezsiniz der aritoteles, o halde haydi fark yaratma zamanı...

aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar bekleyemezsiniz der aritoteles, o halde haydi fark yaratma zamanı…

3-      Sürekli başla bırak yaptım; ya yine yaparsam?

Bence en önemli konu bu… Aynaya bak lütfen. Kendini nasıl görmek istediğini sor. Kilolarını ne kadar zamanda aldın? Ne kadar zamandır böylesin? Kendini ne zamanlarda engelledin? Bu soruları sorarken öyle net ol ki, bahane üretecek bir boşluk kalmasın. Kendine dürüst cevaplarını verdikten sonra başla… Eğer bırakırsan, yeniden başa saracağını, metabolizmana zarar vereceğini, seni memnuniyetsiz kılan kiloda belki aylar, belki yıllar boyu şikayet halinde gezinip duracağını unutma… Başla-biraz yap-biraz ver- sonra aynı beslenmeye geri dön şemasından kork! Bu kötü bir şemadır ve yo-yo denilen kilo almaya programlı bir metabolizmaya davetiye çıkartır. Gel gelelim başla-kilo ver-hedefe ulaş ve koru işi hiç uzatmadan seni istediğin yere taşır.

4-      Olumlu ve destekleyici insanlar olsun, kendine bir diyet partneri bul…

iyi takım arkadaşı zorlukları keyfe çevirebilir.

iyi takım arkadaşı zorlukları keyfe çevirebilir.

Ve bu kişiyi azimli ve pozitif insanlar arasından seç. Seni aşağı çekmesine, tutarsız ve adaletsiz kıyaslamalarla seni kırmasına şahit olmayacağın bir takım arkadaşı bul.

Birbiriniz için destek unsuru olun, birbirinizi takip edin. Sporunuzu, tükettiğiniz suyu… Kaçamaklar konusunda açık kalpli olun ve mümkünse kaçamak olmadan önce birbirinize ulaşıp bu kaçamağı bertaraf edin. Eğer kendinize doğru ve uygun bir diyet partneri bulamıyorsanız  o zaman size tam anlamıyla yardım edip, sizi a’dan z’ye yönlendirebilecek profesyonel bir diyet koçundan yardım alabilirsiniz.

5-      Spor yapamıyorum artık çok eski bir bahane!

Kendinize bir adım sayar alın ya da telefonunuza adımlarınızı sayabilen bir uygulama yükleyin ve günde 10bin adımı görmeden o günü tamamlamayın.

6-      Ben su içemem ki!

 

Suyunuz daima etrafınızda ve ferah bir sunumda olsun ki sizi su içmeye teşvik etsin. :)

Suyunuz daima etrafınızda ve ferah bir sunumda olsun ki sizi su içmeye teşvik etsin. 🙂

Bedeninin dörtte üçü su olan bir canlının suyu “içemediğini” söylemesi doğasına karşı gelmesidir. Bu yüzden kendinize bahane değil çözüm üretin. 3 tane 1er litrelik suyu gözünüzün önüne koyun ve gün sonuna kadar tüketin.

7-      Tatiller korkulu rüyam oldu!

 image_3

Amacınız doymak ise ne ile doyduğunuzu siz belirleyebilirsiniz. Tatil zamanları gözleme yerine koca bir menemen yemek de mümkün. Mangal partilerinde ekmek arasında et yemek yerine o anı bir ızgara salata anına dönüştürmek mümkün. Akşam yemeklerinde menüden soslu bir makarna ya da pizza seçmek kadar ızgara balık seçmek de mümkün. Kola yerine ayran tüketmek, alkol konusunda dengeli seyretmek, eğlence mekanlarını dans etmek ve efor sarf etmek için kullanmak da mümkün. Sosyallik yemek yemekle sınırlı olamaz! Okuyun, gezin, fotoğraf çekin ve yemek yemeye sadece kısa süreli bir fiziksel etkinlik olarak bakın.

 

8-      Kimse bana inanmıyor!

 

Her zaman söylüyorum, birilerinin size inanıp inanmaması önemli değil AMA madem inanmadıklarını belirtiyorlar o halde siz de onlara meydan okuyun. Size gelen bütün negatif bildirimleri kendinize motivasyon malzemesi yapabileceğinizi unutmayın. Sizi uzun zamandır görmemiş bir tanıdığınız size ne kadar kilo aldığınızı ve artık vermenizin zor olduğunu mu söyledi. Pekâlâ, “meydan okuma kabul edilmiştir” O halde bir sonraki görüşmenizde kendisine bu sözünü bir kez daha anımsatırsınız. Ama her zaman atak yapmak için değil bazen sizden umudu kesmiş kişileri şaşkınlığa uğratmak da iyidir. “Sen nasıl zayıfladın, ne yaptın?” dediklerini duymak size o negatif bakış açısının tersine dönebileceğini kanıtlayacaktır. Ama hepsinin ötesinde bir gün aynanı karşısına geçecek, taptaze yüzünüzle karşılaşacak ve kendinize yineleyeceksiniz: “HOŞGELDİN YENİ BEN” J

9-      Çok yoğunum:

 time-management

Gerçekten hayat insanı nasıl da içine çekiyor ve aman vermiyor değil mi? Peki… Siz de bu kavgada sürüklenip gidecekseniz söyleyecek bir şey yok. Ama o kavganın içinden tek parça çıkmanın iki kelimelik bir sırrı var: ZAMAN YÖNETİMİ… Eğer zamanınızı doğru ayarlayabilirseniz, her şey için vakit yaratabilirsiniz. Aslında zaten yemek yemiyor musunuz? Pekâlâ… O zaman ne yediğinizi yeniden belirleyin. 24 saat içinde 50 dakika spor yapamıyor musunuz? Yemekleri hazırlamak uzun sürüyor diyorsanız, boş zamanlarınızda ön hazırlıklar yaparak daha kolay ve süratli ilerleyebileceğinizi asla unutmayın. Zaman sizi yönetiyor madem, siz de aynını ona yapın. Pek azımızın yardımcısı, destek olacak bir yakını etrafında… Çoğumuz her şeyi tek başına idare etmenin kaygısında. Zaten destek alan arkadaşlarım bu desteği en verimli bir şekilde değerlendirebilirler. Ama bu desteğe sahip olmayan arkadaşlarım zamanlarını yönetmek durumundalar. Birlikte çalıştığım arkadaşlarıma baktığımda vardiyalı çalışanlar, uzun süre ofis mesaisi olanlar, sürekli seyahat edenler, iki ya da üç çocukla aynı anda ilgilenenler, ameliyatı ya da uzun viziteleri olan hekimler, sınav süreçleri olan öğrenciler, loğusalar ya da kendi evinden uzak bir yerde yaşayanlar var… Hepsinin birçok zorluğu ve meydan okuması var. Ama hiçbirinin bahanesi yok. Bunu da takvimlerini organize edebilmelerine borçlular. Siz de kendinize inanın…

10-   Kontroller tamam mı?

 

baskülle kendinizi kontrol edin ama baskülün sizi kontrol etmesine de izin vermeyin.

baskülle kendinizi kontrol edin ama baskülün sizi kontrol etmesine de izin vermeyin.

Aslında metabolik döngü 7 gündür o sebeple 7 günde 1 basküle çıkmak ve adet süreçlerinde baskülden uzak durmak önemlidir. Sadece motivasyonunuz için değil aynı zamanda en sarih sonucu elde edebilmeniz için J Ama eğer sizi motive ettiğine inanıyorsanız her gün basküle çıkın. Gel gelelim aralardaki dalgalanmalar sizi düşürecek ve gün boyu aklınıza takılacaksa bunu normal bir seviyede tutmakta fayda var. Bel ölçünüzü alın. Aynı kıyafetle fotoğraf çekilin. Ama kilo konusundaki odaklanmanızı takıntıya dönüştürmemek için kendinizi derinleştirin. Bu sadece az yesem o pantolona girer miyim davası değildir. Bu, “ben ihtiyacımdan fazlasını neden yiyeyim? Neden vahşi bir tüketici olayım ki?” sorusunu kendinize sorup soramadığınızla ilgilidir. Bu bilinci kazanmak için kendinize söz vermekle kalmayın, şikayetlere ve hüzünlere de paye vermeyin. Kalkın ve adım atın… Başarılı ya da başarısız yoktur. Bahaneli ve bahanesiz insan vardır.

Elif Ezgi Uzmansel

Reklamlar