İpek, Koza ve Kelebek

Sizinle daha önce (yazılarımda) takım arkadaşlarımı tanıştırmıştım…

Onların serüvenlerinde kat ettikleri yolları anlatmış, size onlardan söz etmiştim.

Bugün kendilerinin de müsaadesiyle, kendi seçtikleri fotoğraflarını sizlerle paylaşmak istedim. Ve bu fotoğraflar eşliğinde başarı öykülerini sizlere anlatmak istedim.
Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Öncelikle kendilerine ve bedenlerine bu iyiliği yaptıkları için…

Vazgeçmedikleri için, yaşamın zorlayıcı yönüne rağmen devam ettikleri ve yılmadıkları için…

Rabia 24 kiloluk bir kayıpla sağlığına ve şu andaki formuna kavuştu. Son 8 kilomuz kaldı...

Rabia 24 kiloluk bir kayıpla sağlığına ve şu andaki formuna kavuştu. Son 8 kilomuz kaldı…

Rabia ile serüvenimiz başladığında kendisi 91 kiloydu… Bu sabah çektiğimiz fotoğrafta 67 kilo

Rabia’da şahit olduğum şey, kendi nefsine söz geçirmenin ve meyvelerini gördükçe rehavete kapılmak yerine dört elle sarılmanın güzelliğiydi. Kendisi ile 59 kilo için sözleştik. O hiçbir zaman “amaaan nasılsa ben 24 kilo verdim bu bana yeter” demedi… Bu yola çıkarken kendisine ne söz verdiyse bu sözü tutabilmek için hedefe ulaşana kadar devam ediyor.

Ayça 8 kiloluk bir kayıpla yola devam ediyor. Bu arada bebeğini emzirmeyi sürdürüyor

Ayça 8 kiloluk bir kayıpla yola devam ediyor. Bu arada bebeğini emzirmeyi sürdürüyor

Ayça ile yola çıkalı henüz 1,5 ay oldu… Kendisi emziren bir anne… Aynı zamanda çalışıyor ve bir de üç yaşında bir kızı daha var. 1,5 ay zarfında bebeğini emzirmeye devam ederken 8 kiloya veda etti. Zannetmeyin ki bütün olanaklar onun önünde… Zannetmeyin ki, oldukça rahat bir ritmi var… Bilakis, fırsatları önünde bulan değil fırsatları oluşturan bir kadın o… Benim tanıdığım en azimli ve kararlı insanlardan. Ben ondan, bir yola çıktığımızda her şeye rağmen devam edilebileceğini öğrendim. Hedefimiz 55 kilo olmak, yolumuz uzun ve bize onun bu kararlılığı eşlik ettiği müddetçe her şey yolunda olacak inşallah 🙂

Funda bir ayda 5 kilo hedefini tutturdu :)

Funda bir ayda 5 kilo hedefini tutturdu 🙂

Funda bir insanın kendisine biçtiği hedefe ulaşmanın diğer ismi oldu benim için. Birlikte yola çıkarken 1 ayda 5 kilodan kurtulmak üzere sözleşmiştik. Ancak kendisi ne yazık ki, birlikte başlamadan önceki üç hafta zarfında direnç kilosundaydı. Tartısı milim kıpırdamıyordu. Sonra biz tanıştık… Funda tam 1 ayda kendisine verdiği sözü tuttu. Takım arkadaşlığımız esnasında, iki çocuklu bir anne olan Funda’dan şunu öğrendim: “Yürüyüş yapma şansın yoksa arabaları bir köşeye bırak ve her yere yürüyerek git” Günde 16bin-17bin adıma kadar çıkan çizelgesi kilo verme serüveninde ona en çok yardımcı olan etken diyebilirim.

72 kilo ile başlayan ve 12 kiloya veda ederek yerini sağlıklı alışkanlıklara ve korumaya bırakan süreçte benim kazancım Duygu gibi bir arkadaş edinmekti...

72 kilo ile başlayan ve 12 kiloya veda ederek yerini sağlıklı alışkanlıklara ve korumaya bırakan süreçte benim kazancım Duygu gibi bir arkadaş edinmekti…

Duygu benim Mersin’deki ilk danışanlarımdan… Şimdilerde kendisiyle takım arkadaşlığından çok, yakın arkadaşlığımız var artık. O, kendisini mutsuz eden ve 10 yıldır başına musallat olan 12 kiloyu vermekle kalmadı. 7-8 aydır düzenli yürüyüş alışkanlığını edindi ve ulaştığı kiloyu korumayı başarıyor.

Deyim yerindeyse, Aslı ile üç haneli sayıların totosuna tekmeyi bastık, obezite riskini hayatımızdan şutladık, ve dümeni hedefimize yani "65"e kırdık

Deyim yerindeyse, Aslı ile üç haneli sayıların totosuna tekmeyi bastık, obezite riskini hayatımızdan şutladık, ve dümeni hedefimize yani “65”e kırdık

Benim canım Aslım’a gelince… Kendisi bir doktora öğrencisi, tezinin son aşamalarında ve uykusu ve sosyal hayatı konusunda inanılmaz fedakârlıklar yaparak kendisini tezine adamış durumda… Dahası basitçe televizyon dahi izleyemeden, soluklanmadan bir günü diğerine bağlıyor… Onu tanıdığımdan beri böyle. Kendisine zaman ayırmayı seçtiğinde ise bunu yürüyüşünü yapmak için kullanıyor. Şimdiye kadar diyetini hiç aksatmadı… Tez sürecinde ne yazık ki onun yakasına yapışan zorluklar olmuş, insülin direncinden tutun da, hafif hipotiroidiye kadar… Dahası o, bir zaman gelip kendisini kilolarca tatlı yerken bulduğunu anlatmıştı… Bütün sosyalliğini ve rahatlama unsurunu yeme içmeye indirgediğiniz mücadeleli zamanlar olur; Aslı da bunu yaşamış ama değiştirmeye ahdetmişti… Bugün onunla çıktığımız yolda üç haneli sayılardan kurtulmamız, sürecimize başladığımızdan beri kendisinin asla ama asla diyetini aksatmamasının eseridir. Yolumuz uzun, ama görüyorsunuz ya, biz doğru yoldayız…

Elverişsiz diye bir şey yoktur...  Eda bunun ennnn güzel örneği. Canım Eda :) Ben onu çookk seviyorum.

Elverişsiz diye bir şey yoktur…
Eda bunun ennnn güzel örneği. Canım Eda 🙂 Ben onu çookk seviyorum.

Size Eda’dan geçen hafta söz etmiştim… Onun bulunduğu yerdeki imkânsızlıkları onu durdurmadı. Spor yapması için “elverişsiz” sözcüğünün yetersiz kaldığı şantiye ortamı bile durdurmadı… 70 kilo başladığımız yolculuğumuzda 62 kilo durağına geldiğimize göre ondan öğrendiğim en önemli şeyi söyleyeyim. “Sen istediğinde elverişsiz diye bir şey yoktur”

İşte size takım arkadaşlarımdan bazılarını tanıttım; bana bu şansı verdikleri için kendilerine çok teşekkür ederim. Ama asıl teşekkürüm kendilerine bir şans tanıdıkları içindir… Hedeflerine ulaştıklarında kozasını kırıp uçan kelebeklerin hikayesini de dinleyeceksiniz.

Şimdilik bizden bu kadar

Sevgiler

Elif Ezgi Uzmansel


		
Reklamlar