Mutfağımı Düzelterek Sağlıklı Yaşama Adım Atabilir miyim?

evet, nereden başlayalım?

evet, nereden başlayalım?

Sağlıklı yaşam dediğimiz şey kesinlikle bir bütün… Bu büyük resmi oluşturansa küçük resimler. Son günlerde yalnızca sağlıklı yaşam=zayıflama (!) şeklinde algılanıyor olsa da, uykunuzdan gün içindeki aktivitelerinize, sigara ve alkol kullanımından, stres yönetimine, mutfak için alışveriş yapma tarzınızdan yeme-uyuma saatlerinize ve gün içerisinde tükettiğiniz sıvıların çeşidine/ miktarına kadar her şeye nüfuz eden bir alışkanlıklar kümesi…

Peki, bu büyük resmi çizmeye nereden başlayabilirsiniz?

Kimisi en iyi bildiği yerden başlamak isterken, kimisi de en zorlu noktayı onararak; o zorlu noktada reformlar yaparak değişime start verir.

Bir örnekle açıklayalım;

– zaten sporcu bir kişiliğiniz varsa ama uzun süredir spor yapamıyorsanız,

– bununla birlikte yeme içme alışkanlıklarınız iyiden iyiye bozulmuş ve beslenmekten çok “çöplenmeye” dönüşmüşse eğer,

-takiben uykunuzu alamıyor,

-her zamankinden daha çok stres altında hissediyor,

-az su bol meşrubat/alkol ya da işlenmiş içecek tüketiyor ve

-mutfak alışverişlerinizin çoğunu aburcuburlardan oluşturuyorsanız burada süregiden sorunları içinde en iyi bildiğiniz ve en eğlendiğiniz durumdan düzeltmeye başlayabilirsiniz…

yapabilir misiniz? Kesinlikle yapabilirsiniz...

yapabilir misiniz? Kesinlikle yapabilirsiniz…

Bunların içinde sizi en az yarı yolda bırakacak olan mutfak alışverişinizdir bana kalırsa… Öncelikle, dolaplarınızın içini tanımakla başlamanızı öneriyorum…

Kilerinizde, buzdolabınızda, erzaklarınızın arasındaki her şeyi tanımlayın. Lütfen bunu yaparken, aklınızdan yükselen “bence bu zararlı değildir, kalsın” yorumlaması yerine, bilgi çağında olduğumuzu anımsayarak söz konusu besinle ilgili küçük bir araştırma yapın.

Etiketini okuyun ve mutlaka etiket okumayı öğrenin. Sadece son kullanma tarihine ya da kalorisine bakmayın. Bütün dünyada uzmanlar, etiket okurken içerilen katkı maddelerine, şeker, yağ ve sodyum miktarına da dikkat etmenizi salık veriyorlar.

Rafine yani işlenmiş katkılarla hazırlanan ürünler yerine organik ürünleri seçmeye gayret edin. Eğer önceden dolaplarınıza stokladığınız “abur cubur” türü, besleyicilik açısından fakir ama kalori ve katkı olarak yüklü besinler varsa onları evinizden, mutfağınızdan uzaklaştırın.

Taze meyve ve sebzelerden, tahıllardan ve süt ürünlerinden daha çok; sizi ağırlaştıran ve rahatsız hissettiren gıdalar ya da onların hammaddeleri bulunuyorsa, bunları değiştirerek ilk adımı atabilirsiniz.

Alışveriş listenizi yapın ve gözden geçirin…

Bugün, birlikte çalıştığım takım arkadaşlarımla attığımız en güzel adımlardan bir tanesi mutfak reformudur. “Bu evden cips ve meşrubat eksik olmazdı” diyen arkadaşlarımızın, “şeytana uyacak olsam dolaplarımda kuru meyveden, bitki çaylarından başka bir şey bulamıyorum” demeleri başarılarının sırlarından bir tanesi…

Siz de asıl detoksu mutfak dolaplarınızdan başlatmaya, mutfağınızda reform yapmaya ne dersiniz? Hemen… Şimdi…

birlikte yapabiliriz :)

birlikte yapabiliriz 🙂

Elif Ezgi Uzmansel

Reklamlar