Deniz ve 373 günlük azim öyküsü…

Genç, disiplinli, azimli ve neşeli :=)

Genç, disiplinli, azimli ve neşeli :=)

Denizle tanıştığımızda karşımda 14 yaşında genç bir insan vardı… Yediği her lokma gelişimine destek vermeli, öte yandan da onu sahip olduğu fazla ağırlıklardan kurtarmalıydı. Bu anlamda her tükettiği her lokma ile yakından ilgilenen Dyt. Taylan Kümeli’ye çok teşekkür ederiz. Benim görevim ise onu daima sürece bağlı, motive ve disiplinde tutmaktı… Açıkçası başlarda tedirgindim, çünkü karşımda genç bir insan vardı, değişken ruh halleri olabilir, yetişkinlerin bildiği anlamda disiplin kurmaktan uzaklaşabilirdi. Ama dünyanın en memnun edici yanılgısını yaşadığımı söyleyebilirim. Elbette, burada sonsuz destek ve işbirliğini esirgemeyen Deniz’in annesi Hesna hanıma da teşekkür etmeliyim. Kendisi ile bir yazışmamızda, “evde zararlı olan ne varsa terk edildi, biz ailece tükettiklerimizden çok mutluyuz” demişti. Yani Deniz ile başlayan sağlıklı yaşam reformu aslında bütün ailenin iştirak ettiği bir değişime dönüşüyordu.

Peki beni Deniz’e bu kadar hayran bırakan neydi? Düşünün ki, başta günde 1 saat yani 60 dakika spor yapmak için sözleşiyorsunuz. Ertesi gün Deniz, 50 dakikasını spora ayırabiliyor… Bir sonraki gün ne mi yapıyor? 70 dakika sporunu yaparak kendisine borçlu olduğu bu hareket eksiğini telafi ediyor. Bir gün olsun o spor aksamıyor. Sonra kendisine hazırlanmış olan menüleri bizzat mutfağa girip kendisi hazırlıyor… Bu ne demek? Bu yemek pişirmeye sağlıklı tariflerle başlamak demek… Sonra biz Denizle gerçekten çok eğleniyorduk, aramızda kendimize ait bir dil oluşmuştu… Yani oflayıp poflamak yerine tadını çıkartarak öğreniyor, kendi alışkanlıklarımızla tanışırken bunu bir şölene dönüştürebiliyorduk…

Nihayetinde Deniz için ilk dönemeç sona erdi, Deniz 25 kg fazlalılığından kurtulurken, gelişimi son derece sağlıkla seyretti… Dahası ve benim için en önemlisi, Deniz ve ailesi mutfakta kelimenin tam anlamı ile devrim yaptılar… Hatta “bu yürüyüş bandı kullanılmaz sanmıştım” denilen yürüyüş bandını eskitecek şekilde spor alışkanlığı edindiler… İşte değişimin ve ileriye yönelik sağlıklı yaşam eğitiminin en önemli parçaları bunlar bana kalırsa…

Şimdi sizinle Deniz’in bana yazdığı mektubu paylaşmak istiyorum… Sadece koç ve öğrenci ilişkisi değil, abla ve kardeş ilişlisini kurabildiğimiz için çok şanslı hissediyorum kendimi. Denizcim, seni çoook seviyorum ve bütün kalbimle tebrik ediyorum.

iyi ki seni tanıdım Denizcim :)

iyi ki seni tanıdım Denizcim 🙂

“373 gün geçmiş.
Gözümü ovuşturarak kalkıyorum yatağımdan.Gene sevmiyorum uykusuzluğu ve gene alarmla uyanıyorum.
Çok farklı şeyler olmuş hayatımda.
Bedenimde, beni terk eden 25 kilonun hafifliği,
Aklımda, birbirinden değerli öğütler,
Kalbimde, tanıdığım mükemmel insanın samimiyeti var.
Yüzümü yıkamak için musluğu açıyorum. Suyun yüzüme çarptığı anda başrolü ben olan bir film kopuyor gözlerimin önünde.
Hayatımda neler değişmiş meğer.
Siyah çaylar, rezenelere; ekmekler, etimeklere; makarnalar kinoalara dönüşmüş. Bunlar hikâyenin tuzu biberi.
Bu filmin en etkileyici, ve beni cezbeden tarafının; özgüvenim, pozitif bakış açım, sınırlamadığım hayaller ve yaşama duyduğum istek olduğunu anlıyorum. Bunlar en güzeli, en değerlileri.
Kısa koridordan geçip mutfağa giriyorum.
Önüme tost yerine yulaf, kola yerine süt konulmuş. Başarının verdiği tatlı hisle oturuyorum yerime.
Yüzümdeki tebessümle son buluyor hikâye.

Hayatımın dönüm noktasında yanımda olduğunuz, sonuna kadar inanıp inandırdığınız, en zor zamanlarda “hadi” deyip güç verdiğiniz, en önemlisi yüzümdeki tebessümü bana hediye ettiğiniz için size çok çok çok teşekkür ederim.
Deniz Duysar”

-size ilham vermesi dileğimle-

sevgiler

Elif Ezgi Uzmansel

ezgikoroglu@gmail.com

Reklamlar