Suçsuz Tarifler-Sebze Lokmaları

Fırında vejetaryen köfte yapalım mı?

Ben kendilerine ‘’sebze lokma’’ diyeceğim.

Sebze lokmalarımız; atıştırmalık ebatlarında olsun… Besleyici olsun… Suçsuz, günahsız serisinden olsun… Lezzetten bir hal olsun…

 image2

İşte malzemelerimiz.

Malzemeler;

  • 1 küçük ağaç, ezilmiş brokoli
  • 1 su bardağı yulaf kepeği
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı light kaşar
  • 200 gr. Probiyotik yoğurt
  • 1 pırasa
  • Baharat karışımı (kişniş, kimyon, karabiber, toz kırmızı biber, sarımsak tozu, bir çimdik tuz)

 image1

 Tüm malzemeleri karıştırıp, 200 derece fırında pişiriyoruz.  Biraz kabarsın isterseniz, içine azıcık karbonat da atabilirsiniz. Bir çeşit mini sebzeli cupcake olacaktır.

 IMG_3760

 Ve sebze lokmalar hazır … Dışı gevrek, içi puf pamuk.

Afiyet Olsun.

Suçsuz Tatlılar-1

FullSizeRender (7)

Günün suçsuz lezzeti

Balkabaklı Hindistan Cevizi Keki;

Geçtiğimiz gün yeni şeyler denemek üzerine konuşuyorduk ya hani… Balkabaklı hindistancevizi pay yapmaya ne dersiniz? Hem de böylelikle alıştığımız tatları daha masum ve hafif formlarda soframıza taşıyabiliriz… Ağırlık hissetmeden tüketebileceğiniz, glutensiz, şekersiz, unsuz, düşük karbonhidratlı bir tatlıyı sevdiklerinizle neden paylaşmayasınız?

İşte malzemeler ve tarifi;

Üzeri için:

*İki kalın ay dilimi balkabağı (haşlıyoruz)

*Ezilmiş kakule

*Tarçın

*Toz karanfil (kahve öğütücüsünde toz hale getirebilirsiniz)

*1 çorba kaşığı agave şurubu (ya da tercih ettiğiniz rafine olmayan bir tatlandırıcı)

*2 çorba kaşığı hindistancevizi kreması (daha önce, nasıl elde edeceğimizi “hindistancevizi yağı nasıl yapılır?” postunda ele almıştık)

Keki için:

*3 yumurta

*300 ml hindistancevizi unu (yapılışı için lütfen önceki postlardan faydalanınız)

*1 paket kabartma tozu

*3 adet çok olgun cennet hurması (ya da muz ya da 3 yemek kaşığı agave ya da tercih edeceğiniz herhangi bir rafine olmayan tatlandırıcı)

*Bir fiske tarçın

*3 yemek kaşığı hindistancevizi yağı (bkz. Nasıl yapılır için daha önceki postlar)

*1 cay bardağı hindistancevizi sütü (lütfen daha önceki postlardan nasıl elde edebileceğimize bakınız)

Yapılışı: Öncelikle balkabaklarımızı doğrayıp haşlanması için ocağa alalım… 3 adet yumurta ve püre haline getirdiğimiz olgun cennet hurmaları köpük köpük oluncaya dek çırpılır. Yağ ve sut ilave edilir. Tekrar karıştırılır. Peşi sıra un, kabartma tozu eklenir ve 5 dakika boyunca yüksek devirde pürüzsüz bir hamur elde edene kadar karıştırılır. Daha önceden 180° ısıttığınız fırında 35-40 dk. kadar pişiriniz.  Balkabaklarımızı kontrol edelim eğer iyice yumuşamışsa ateşten alıp süzelim. İyice soğumasını bekleyeceğiz. Kekimiz piştiğinde onu da soğuması için bir köşeye alalım. Balkabağı ve kek soğuduğunda artık balkabağından krema elde etmek için hazırız demektir. Blender sürahisine (ya da robotunuza ya da rondonuza) balkabaklarını, agave şurubunu, hindistancevizi kremasını, ve baharatlarımızı alalım ve karıştıralım. Oldukça kıvamlı olması gerekiyor. Bir spatula yardımı ile soğuyan kekimizin üzerine yayalım. Bu işlemi en kolay ve en biçimli yapmanın yolu kelepçeli kalıp kullanmaktır. Sonra kalıbı olduğu gibi buzdolabına alırsınız. Hindistancevizi yağı katılaşınca harika bir kıvam ve tat elde edersiniz.

Probiyotik Yoğurt Mayalamaca :))

Teşekkür Ederiz :)

Teşekkür Ederiz 🙂

Selin Ç. bana probiyotik yoğurt mayalama sürecini aynen şöyle aktardı:
“Sütü mikrodalgada ısıttım, parmağını değdirdiğinde yakmayacak ama sıcak gelecek eline, (dikkat ılık değil)
Sonra kasedeki yarım paket probiyotik yoğurdu ılıyan sütle ılıştırdım, sanki yoğurt çorbasının terbiyesini ılıştırır gibi kaşık kaşık süt ekleyip ayni anda diğer elimle sürekli karıştırdım.
Sonra probiyotik yoğurdum da sütle ılınınca hepsini sütün içine yavaş yavaş döküp karıştırdım…
6 saat kadar sardım havlu ve battaniyeyle
3 püf noktasi:
1. Sütün sıcaklığı, çok ılık olursa sulu, çok sıcak olursa maya kesilir
2. Sürekli karıştır mayayı ılıtırken, tek bir bölge ekstra ısınmasın, tamamı homojen ılınsın…
3. Toprak kapta daha kati oluyor toprak kap nefes aldığı için…
<<Daha önce de denemiştim, benimki de sulu olunca araştırıp ısısını vs bulmuştum>>
Gece mayaladım sabah dolaba kaldırdım”

Daha önce siz de benim gibi deneyip başarısız olanlardansanız, anlaşılan bu işin sırrı ısıyı doğru ayarlamakta… Probiyotik yoğurt mayası olarak elinizde hali hazırda mayanız yoksa, markette satılan yovita ya da aktivia gibi markaların sade probiyotik yoğurtlarından faydalanabilirsiniz.

Portakal Kabuğundan Nağmeler…

bak şunun marifetlerine...

bak şunun marifetlerine…

İnternette dolaşırken; portakal kabuğunun faydalarını görünce haykırdım: “Biliyordummmm!!!! Sen bu kadar iyi bir şeysin, biliyordum!!!”
Biz portakal kabuğu şekerlemeleri ya da reçelleri ile sınırlandırılmış olarak duruma bakarken; meğer bu kabuklar kilo verme sürecinde de nefis birer aromatik yani çeşnilendirici olabileceği gibi;

– Kolesterol karşıtı;

– kanser riskini azaltıcı

-Metabolizma hızlandırıcı,

-Sindirime yardımcı

– Aroması sayesinde tokluk hissine yardımcı,

ve laksatif yani bağırsak çalıştırıcı olabiliyorlarmış. (***better health juice) Dişleri beyazlatması, cilde iyi gelmesi gibi kozmetik etkilerinin yanısıra böyle kullanılabileceğini öğrenmek gerçekten yararlıydı… Ben de denedim…

önce iyice yıkadıktan sonra soyduğum kabukları fırında 100 derece kuruttum… Tamamen kuruduktan 24 saat sonra baharat öğütücüsünde ise yukarıdaki hale getirdim.
Smoothilerime, yulaf lapalarıma, bitki çaylarıma, salatalarıma eklemeyi düşünüyorum… Tokluk hissine yaptığı yardımlar bile beni yeterince ikna ediyor 🙂 Denemekte yarar var 🙂

Kekfig…

kekfig çok doyurucu ve gerçekten çok hafif...

kekfig çok doyurucu ve gerçekten çok hafif…

Sevgili Okurlarım;

Bir süredir birlikte sağlıklı beslenme serüveninde olduğum bir takım arkadaşım bana “şöyle bir kek tarifi yok mu?” diye sordu.
ben de onun için; ideal porsiyonlarda unsuz ve şekersiz bir tarif denedim…
Sonuç mu? LEZZETİN İNANILMAZ HAFİFLİĞİ!!! tabii ki bu keke onun ismini vermek kaçınılmaz oldu: Figen için yapılan bu kekimizin adı kekfig 🙂 Afiyet olsun…

İşte tarif:
(Bu arada tarifte bulunan protein tozunu temin edemezseniz; onun yerine 1,5 yemek kaşığı tam tahıllı un ekleyebileceğiniz gibi hiiiç karbonhidratları bu işe bulaştırmayalım derseniz hindistan cevizi, fındık ve yulaf kepeğini 1 çorba kaşığı yerine 1,5 çorba kaşığı olarak kullanabilirsiniz)

1 yumurta
1 olcek protein tozu (gnc)
1 corba kasigi yulaf kepegi
1 corba kasigi hindistan cevizi
1 corba kasigi findik tozu
2 kasik splenda (toz)
1 tatli kasigi tarcin
1 portakal kabugu rendesi
1/2 cay bardagi soya sutu
1+1/2 kasik sivi yag
Kabartma tozu
1 avuc kizilcik kurusu

Toz karışımların ölçüsü 1 çay bardağına denk düşmeli.  Burada hindistan cevizi, fındık tozu, yulaf kepeği ve protein tozu var... :)

Toz karışımların ölçüsü 1 çay bardağına denk düşmeli.
Burada hindistan cevizi, fındık tozu, yulaf kepeği ve protein tozu var… 🙂

Peceteye birazcik yag aliyoruz ve kahve fincanlarini 1 tatli kasigini gecmeyen yag ile yagliyoruz. Birlikte cirptigimiz malzemeleri fincanlarin yarisina dokuyor ve tencereye yerlestiriyoruz (yayvan/ pilav tenceresi) fincanlarin yarisina gelecwk sekilde su doldurup kapagini kapatiyoruz. Artik kapagi uzunca bir sure acmayacagiz. Su kaynayana kadar yuksek, kaynadiktan sonra kisik ateste pisiiyoruz, sonra altini kisip 15 dk daha bekliyoruz. Ve sonra fincanlardan keklerimizi cikartiyoruz.

İşte keklerimizin pişme anı; yayvan ve cam kapaklı bir tencere kullanmanız işinizi kolaylaştıracağı gibi keklerinizi daha kolay takip etmenize yardım edecektir :)

İşte keklerimizin pişme anı; yayvan ve cam kapaklı bir tencere kullanmanız işinizi kolaylaştıracağı gibi keklerinizi daha kolay takip etmenize yardım edecektir 🙂

Lutfen bu tarifi denediginizde #elifezgiuzmansel hashtagini kullanmayi ya da referans bildirmeyi unutmayin.

Afiyet olsun. Bol lifli proteinden zengin glisemik indeksi dusurulmus kekiniz hazir. Aksam uzeri son ara ogununuzde yiyebilirsiniz. 🙂 sevgiler

ta daaa kek fig hazır :)

ta daaa kek fig hazır 🙂

Hamilelikte diyabet riskini ve gereksiz kilo alımı riskini azaltmanın yolları:

Hamileyken beslenmemize neyi dahil edelim, neyi çıkartalım sorusu her zaman sorulagelmiştir. İşlenmiş gıdalardan uzak durulan ve doğal, bol vitaminli, çeşitli besinlere yer açtığımız bir beslenme ise bizim yardımcımız olacaktır.

Hamileyken nasıl menüler oluşturmalıyım?

Hamileyken nasıl menüler oluşturmalıyım?

1- Her sabah aç karnına lütfen şu karışımla başlayın:

1 kabuk tarçın,

1 dilim elma,

1 dilim limon

2 tane karanfil

Kupaya bu malzemeleri ekledikten sonra yarıya kadar sıcak su doldurup demlenmesini bekleyin, yalnızca 1-2 dakika sonra üzerini oda sıcaklığındaki su ile tamamlayıp için

2– Her sabah aç karnına 1 tane sade probiyotik yoğurt yiyin.

3– Öğünlerinizde işlenmiş karbonhidrat kullanmaktan kaçının, onun yerine esmer karbonhidratlara yönelin ve sınırlı tüketin. Örneğin 1 ile 2 dilim arasında tam tahıllı ekmek; evde kendi yapacağınız kepekli lavaş, mide asidinizi de azaltmanıza yardımcı olacak kepekli etimek işinize yarayacaktır.

4- Asla öğün atlamayın ve ara öğünlere önem verin. 2 saatte bir az az beslenmeye çalışın. Ara öğünlerde meyve tüketirken porsiyon ayarlamasına dikkat edin ve eşliğinde mutlaka bir süt ürünü tüketin. 1 su bardağı laktozsuz süt (gaz sorununu da ortadan kaldırır), 1 çay bardağı kefir, 1 kase yoğurt, 1 dilim yağsız peynir meyvedeki şekeri tolare edebilmenizi sağlayacaktır.

5- Bünyesinde nişasta içeren sebzelerin yerine  (patates, mısır, havuç ve bezelye) koyu yeşil yapraklı sebzeleri, kabak gibi diyabet beslenmesinde kullanılan sebzeleri tercih edin. Her yemeğinize pilav ya da makarna gibi aslında şekerin şekil değiştirmiş olan kötü karbonhidratlarla eşlik etmek yerine bol yeşillikli salata ve 1 kase yoğurtla eşlik edin. Bu hem ihtiyacınız olan vitamini hem de kalsiyumu karşılamanıza da yardım edecektir.

6-  Makarna ya da pilav gibi bir öğün tüketmek istediğinizde integral/esmer makarna ve esmer pirinç tercih ediniz. Mümkünse domates soslu, salata ve yoğurt eşliğinde 8-12 kaşık arasında tüketiniz. Pirinç, makarna, bulgur yerine kinoa ile tanışınız. Protein bakımından oldukça zengin bu besin size pilav ve makarnayı aratmayacak olan bir gıdadır.

7- Fastfood, şerbetli tatlı, aşırı yağlı, salçalı ve katkılı gıdalardan kaçınmaya eğer yapamıyorsanız azaltmaya çalışınız. Eğer canınız isterse porsiyonunuzu küçültmeye ve daha sağlıklı olan alternatifi ile değiştirmeye çalışınız.

8- Pişirme şekillerinizi gözden geçiriniz. Kızartma, kavurma gibi yöntemler yerine; haşlama, fırınlama, buharda pişirme gibi metotlar kullanınız. Her gün et grubundan ya da proteince çok zengin bir besin tüketmeniz gerekmektedir. Bu besini seçerken 1 el ayasından biraz büyük olmasına, 1,5 su bardağı ölçüsünde olmasına ve doğru pişirme yöntemi sonrasında tüketilmesine dikkat edilmelidir. Özellikle et grubunun çok iyi pişirildikten sonra tüketilmesi gerekmektedir. Suşi gibi pişmemiş deniz ürünlerinin tüketimi ise bu sebeple de önerilmemektedir.

9-  Yemeklerinize en çok 2 yemek kaşığı yağ ekleyiniz ve lezzetlendirme için salça, işlenmiş soslar yerine baharatlara, limon/greyfurt/ nar ekşisi gibi daha doğal soslara başvurunuz.  Zeytinyağı ise yalnızca salatalarda kullanınız ve asla ateşe maruz bırakmayınız. Böylelikle okside olmasını yani zehirlenmesini engellersiniz.

10-  Sevdiğiniz ve canınızın istediği bir tarifi hazırlarken içerdiği yağ oranını siz ayarlayabilir; şeker yerine meyvelerden, salça yerine domates ve baharatlardan, işlenmiş malzemeleri yerine daha az işlenmiş, organik olanlardan faydalanabilirsiniz.

11-  Gece acıkmalarınız için, meyve+ kefir, ya da 1 bardak süt ve ½ paket tahıllı bisküvi, 1 bardak ayran ve küçük boy beyaz peynirli kepekli tost tercih edebilirsiniz.

12- Hamilelikte bitki çayı kullanmak çok hassas bir konudur. Bitki çayları yerine şekersiz meyve hoşaflarından faydalanabilirsiniz. Elinizdeki meyveleri bir tencereye ekledikten sonra bir kabuk tarçın ve biraz karanfille pişirip posalı halde soğuk ya da sıcak tüketebilirsiniz. Ya da sabah hazırladığınız iksiri, gün içinde birkaç defa tüketebilirsiniz.

13-  Lütfen bol su tüketin. Sürahinizden kabuk tarçın ve taze zencefil dilimleri eksik olmasın.

14-  Aburcubur alışkanlığınız varsa bunu sağlıklı alternatiflerle değiştirerek bir fırsata çevirebilirsiniz. 1 avuç fındık ve kuru meyve ya da bol salatalık, domates, marul gibi seçenekler her zaman hazır ve elinizin altında olsun.

15- Menünüzde mutlaka size hitap edecek bir sebze yemeği, salata, et grubu, süt grubu, yeteri kadar ve kaliteli karbonhidrat olmalı… Siz hamileler için yeterli olan miktar, normal bir insandan +500/ +1000 cal kadar fazla olabilmektedir. Ancak bu kalorileri kötü yollarla alacağımız anlamına gelmez; mutlaka doyduğumuz bir sistem olmalı evet. Ama ne ile doyduğumuz, nasıl pişirdiğimiz, ne eşliğinde tükettiğimiz çok önemlidir. Ayrıca hamileler için kesinlikle önerilmeyen besinlerden haberdar olmanız da kritik önem taşımaktadır.

“( * ..Pastörize olmamış yiyeceklerden yemeyin. Pastörize olmayan sütten yapılan peynirlerde (yumuşak peynirler) listeria adlı bakteri bulunuyor. Bu bakteri, düşük, erken doğum ve doğum kusurlarına yol açıyor. Peynir alırken ambalajını okuyarak alın, ‘pastörize sütten yapılmıştır’ ibaresini mutlaka kontrol edin.

  • ..Diğer bir yasaklı besin de az pişmiş ya da çiğ et. Etlerin iyi pişmiş olmasına özen gösterin. Sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünlerini mümkün olduğu kadar uzak durun. (Canınız bunları çektiyse az miktarda ve mutlaka pişirerek yiyin.) Çiğ ette bulunan toksoplazma adı taşıyan parazit düşüklere neden olabiliyor. Ayrıca, hamileliğin ilk döneminde bu paraziti alan bebekler, sağırlık, yüksek ateş, sarılık, çeşitli solunum yolu, göz ve sinir sistemi hastalıkları riskiyle karşı karşıya kalabiliyorlar.
  • ..Hamilelikte deniz ürünleri tüketimine dikkat edin. Çiğ deniz ürünleri, zehirlenmeye sebep olabileceği için midye, istiridye, karides gibi çiğ ve az pişmiş kabuklu deniz ürünlerini tüketmemek gerekiyor. Balık seçimi yaparken ise mevsim balıklarını tercih etmek ve civa içeren ton balığından uzak durmakta fayda var. Pişmemiş balık ya da füme balık yemeyin.
  • ..Yumurta dikkatli tüketilmesi gereken bir besin. Yumurtanın iyi pişmiş olmasına dikkat edin. Aksi halde, çiğ ve az pişmiş yumurta, şiddetli besin zehirlenmesine neden olan salmonella’nın kaynağı olabilir. Salmonella, genelde ishal, bulantı, kusma ve halsizlik gibi belirtilerle kendini gösterir ve besin zehirlemelerine yol açabilir.
  • ..Siyah çaydan uzak durun. Türk kadınlarında yaygın görülen kansızlık ve demir eksikliği hamilelik döneminde daha da sık görülür. Demir emilimini azalttığı için mümkün olduğu kadar çaydan uzak durun. Eğer tiryakiyseniz en azından açık ve limonlu çay için.
  • ..Kahve ve gazlı içecek gibi kafeinli içeceklerden uzak durmak genel kural. Kahve keyfinden vazgeçemiyorsanız kafeinsiz tercih edin ve ölçülü için. Çünkü, yüksek seviyelerde kafein, erken doğum ve düşüğe neden olabiliyor.
  • ..Hazır meyve suları içmeyin. Aşırı şekerli hazır meyve suyu yerine kendi meyve suyunuzu sıkın.
  • ..Bitki çayı içerken dikkatli olun. Özellikle adaçayından uzak durun. Ihlamur ve rezene dışında fazla bitki çayı içmeyin. Açık satılan karışımlardan ve kaynağını bilmediğiniz bitki çaylarından içmeyin.
  • ..Hamilelik döneminde aşırı kilo alma kaygısı tüm kadınların ortak derdi. Ancak, uzmanlar hamileyken diyet ürünleri ve tatlandırıcılar kullanılmasını tavsiye etmiyor. Diyet ürünleri hem anneye hem de bebeğe zarar veren çeşitli katkı maddeleri içeriyor.
  • ..Sigara yasakların en başta geleni… Sigara, en başta bebeğin doğum kilosunun düşük olmasına yol açıyor ve günde dört taneden fazla içilen sigara, bebekte sakatlıklara neden oluyor. Ayrıca, hamileler mümkün olduğu kadar sigara içilen ortamlardan uzak durmalı.
  • ..Diğer önemli bir yasak olan içki ise bebekte anomaliye yol açıyor. Bazı uzmanlar, şarabın kan yapıcı ve hücre yenileyici özelliğinden dolayı haftada iki gün birer kadeh kırmızı şarap içilebileceğini belirtiyor. Ancak onun dışında alkol yasak! Araştırmalar düzenli alınan alkolün bebeklerin zeka gelişimini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor- meleklermekanı .com adresinden alınmıştır ) “

Notlar: 1- Bu metni oluştururken bana yardımcı olan annem Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli’ye teşekkür ederim. 

2- Koyu renkte yazılmış olan kısım, alıntıdır. Alıntının kaynağı belirtilmiştir.

Mutlu ve sağlıklı bir hamilelik dilerim.

Evde Ne Varsa…

Evde Ne Varsa Sebzeli Çorba- Kahvaltı

Evde Ne Varsa Sebzeli Çorba- Kahvaltı

Her zaman savunduğum bir şey var; zaten “temiz ve sağlıklı beslenme” konusunda rüşdünü ispat eden herkesle bu anlamda birleştiğimi söyleyebilirim.  O da yemek alanlarımı temiz tutmak…

Buzdolabın temiz olursa, temiz beslenirsin… Kilerin temiz olursa temiz beslenirsin… Çekmecelerinde, çantanda iyi ve sağlıklı şeyler olursa, iyi ve sağlıklı şeylere kolay ulaşırsın. Basit ama kuşku götürmez bir gerçek.

Ve günün birinde “Allaaaaah evde kahvaltılık kalmamış, akşama ne yapacağım buzdolabı tamtakır” diye serzenişte bulunsan da imdadına yedek oyuncuların yetişir.

Pazar akşamlarımın vazgeçilmez rutini, haftalık beslenme listemi hazırlamaktır. Böylelikle zaman beni köşeye sıkıştırdığında ne yiyeceğimi adlı adınca bilirim. Yani öğün atlamak, ne yiyeceğimi, ne pişireceğimi düşünmek gibi neredeyse angarya olan ve zaman alan şeylerle uğraşmam… Her cumartesi günü semt pazarına uğrar, marketten de eksilen erzakları yerine koymaya gayret ederim. Böylelikle, önümüzdeki haftanın menüsü aslında aşağı yukarı belirginleşir. Ancak bu hafta ne pazara ne markete gidebildim. Dolapta kalanlar yalnız başlarına kaderlerini bekliyorlar ve benim sağlıklı bir haftaya başlamak gibi niyetim var…

Ben de her öğünde gönül rahatlığı ile içebileceğim; içinde tahıllar, sebzeler ve et grubundan öğelerin olduğu bir çorba yapabileceğimi düşündüm.
İşte evde ne varsa çorbası ile sağlıklı bir gün:
1 adet kabak
1 adet büyük kereviz
1/2 bağ maydonoz
1 kırmızı tatlı biber
1 sivri biber
1 el ayası büyüklüğünde yağsız kırmızı et
4 baş sarımsak
1 kahve fincanı yeşil mercimek
1/2 kahve fincanı esmer pirinç
Karabiber
Kurutulmuş 2 adet kırmızı biber
Üzerini 2 parmak geçecek kadar su ile düdüklüde pişirdim. Oldukça acı bir çorbaydı. Sabah bol limonlu içtim, öğlen yanında yeşil salata ile içtim. Akşam da yanında yeşil salata ve ayranla içmeyi düşünüyorum.
Anlayacağınız, bizim evden bunlar çıktı…
Sizin evde neleriniz var? Aman patates, havuç, bezelye ya da mısır olmasın da; yeşil renkli her şeye göz kırpabilirsiniz 🙂

evde ne varsa sebzeli çorba- öğlen

evde ne varsa sebzeli çorba- öğlen

Mutlu haftalar dilerim.

Hafta Sonları Diyetim Mahvolmak Zorunda Mı? Hiç De Değil!

İşte benim kendime uyguladığım çözüm geliyor, siz de bundan ilham alabilirsiniz, kendiniz için en uygun çözümleri tasarlayabilirsiniz.

Kallavi kahvaltı sofralarının kurulduğu, hafta içi telaşının sonra herkesin bir araya geleceği sofralarda elimizde bir bardak smoothie ile kalmak hiç adil gelmiyor değil mi?

Mangalların başında kerevizli çorba içeceğinizi düşünemiyor, aile toplantılarında anne elinden çıkmış okkalı yemekleri geri çevirmenin daha büyük bir pişmanlık yaratacağına inanıyorsunuz. Eh işin sonunda da hafta içi ilmek ilmek gittiğiniz diyetinizde ilmek kaçırmış ve dahası ipin ucunu kaçırmış hissediyorsunuz.
Belki de bu sizi “ne anlamı var ki” düşüncesine itiyor.

Oysa küçük hilelerle haftasonu sofralarından zevk alabilir; büyük sofralardan hem doymuş, hem mutlu hem de firesiz kalkabilirsiniz.Ben böyle yapıyorum.

Annemden bu işin sırrını öğrendiğimde çok mutlu olmuştum, işte sizinle de paylaşıyorum:  Ölçülü olmak, masum ve doyurucu yiyeceklere yönelmek, tarifleri modifiye etmek…

Sabah uyandığınızda “sabah iksirinizi” içiyorsunuz. Elma, tarçın çubuğu, limon dilimi, 1 çay kaşığı elma sirkesi (eğer mideniz sağlamsa) sıcak suyla demlenir ve tüketilir.

kocaman ve sağlıklı bir tarif.

kocaman ve sağlıklı bir tarif.

Sonra kahvaltıya geçiyorsunuz.

İşte size kallavi bir hafta sonu kahvaltısı tarifi:

1 kırmızı tatlı biber

2 dolmalık yeşil biber

3 mantar

2 yumurta

1 çorba kaşığı sıvı yağ  (isteğe göre kullanmayabilirsiniz de)

Kahvaltılık sebzelerinizi doğruyor ve “geniş bir tavada” soteliyorsunuz. Üzerine yumurtayı döküp arkalı önlü pişiriyorsunuz. Pizza gibi dilimlere ayırıyor ve bol yeşillikle tüketiyorsunuz. Ekmeğe bile gerek duymayacağınız kadar doyurucu bir görüntü olacak. Geniş bir tavanın size vereceği göz doygunluğuna hayret edeceksiniz. Ve unutmayın eşlikçi olarak dilediğiniz kadar maydonoz, nane, biber, salatalık, domates tüketebilirsiniz. Hatta benim gibi bir yeşillik canavarıysanız devreye roka bile girebilir.

Ertesi gün, kendinize göz doyurucu bir kahvaltı tabağı hazırlayabilirsiniz. Ama yedikleriniz tabaktakilerle sınırlı kalmalı.

İşte olabilecekler: 4 yemek kaşığı lor (üzerine pul biber nane), 1 haşlanmış yumurta, 5 yeşil zeytin ve bol yeşillik. 1 dilim kepek ekmek ya da 1 adet kepekli lavaş ve doyana kadar çay içebilirsiniz. Tabii tatlandırıcılı ya da şekersiz.

Kahvaltınızdan hemen sonra 1 çubuk tarçınlı yeşil çay içebilirsiniz. Ben öyle yapıyorum.

Ara öğünlerde ise cebinizde taşıyabileceğiniz türden, size dışarıda da eşlik edecek şeyler olabilir. 10 fındık ve birkaç kuru erik gibi…

Haftasonunda ya öğle ya da akşam yemeklerinden birisi önemli ve kuvvetli olur. Ancak ben bir çorba ve yanında da salata ile geçirmeyi tercih ederim. Bu da yine annemden öğrendiğim bir şeydir. Peşinden hemen yeşil çayımı yudumlarım.

Akşamları için balık şöleni, haftasonunu haftasonu yapan şeydir. Siz balık yemiyorsanız ızgara başka bir et türünden faydalanabilirsiniz. Yine ölçü olarak 1 avuç içini esas almalısınız.

Yanında kocaman bir yeşil salata harika olur.
Bir gün balık yiyorsanız ertesi gün başka bir ızgara tercih edebilirsiniz. Ayrıca öğlen önerisiyle akşam önerisinin yerini değiştirebilirsiniz. Ve yine ana öğünün ardından yeşil çayınızı içebilirsiniz.

Eeee tatlısız bu iş olur mu; bir sahlep de mi içmeyelim diyorsanız yine Taylan Kümeli’den müthiş sahlep tarifi sizin için geliyor:

1 kupa laktozsuz süt,

1 dilim taze zencefil

1 parça karanfil

1 kabuk tarçın

1 adet aspartamsız tatlandırıcı…

Cezvede ısıtıyor ve ocaktan alırken içindeki baharatları süzüp üzerine de bol tarçın serpip tüketiyoruz.

Akşamları yatmadan önce 1 çay bardağı kefir ve eşliğinde 1 porsiyon meyve ile final yapmayı çok severim.
Film izlerken de abur cubur yerine maksimum 1 çorba kaşığı sıvı yağ kullandığım mısır patlağını tercih ediyorum. Mısır haşlanmış olarak ne kadar uzak durulması gereken bir besinse, patladığında da o ölçüde lifli ve faydalı…

İşte hem göze, hem gönüllere hitap eden bir haftasonu menüsü… İpin ucu hala sizde ve listelerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Daha sakin ve tenha haftasonlarında ise listelerinize daha sadık kalabilir; tam anlamıyla yerine getirebilirsiniz. Bu kesinlikle daha tercih edilir fakat öte yandan sizi oyunda tutacak olan menü örneği işte yukarıda…

Mutlu günler dilerim

Greyfurtlu Kinoa Tabule

Tanıştığımıza çoook memnun oldum diyeceğiniz gıda, KİNOA

Tanıştığımıza çoook memnun oldum diyeceğiniz gıda, KİNOA

Sevgili Takipçilerim 🙂
Bir gıda düşünün ki, protein zengini olsun. İçinde aklınıza gelebilecek her türlü vitaminler olsun. Ama tadı da pilavı makarnayı aratmasın. Üstüne üstlük gluten intoleransı olanlar ve çölyaklılar da kullanabilsin çünkü glutensiz olsun… İşte bu şahanenin adı kinoa…

Ben de bu akşam kino ile tabule denilen bir lübnan yemeğini yapmaya karar verdim. Bir de bu aralar greyfurt bolluğu var, tabuleye yakışır diye düşündüm; düşüncemde hiç yanılmamışım 🙂

Tabule, kabaca bol maydonoz, nane gibi yeşilliklerin ince kıyılması, içine ıslanmış ince bulgur ilave edilmesi ve limon/nar ekşisi/erik ya da sumak ekşisi ile tatlandırılması ile elde edilen bir tür salata. Fakat biz burada bulgur yerine kinoa kullanıyoruz.

İşte malzemeler:
1 kahve fincanı kinoa (2 saat önceden ıslatın ve süzerken iyice yıkayın çünkü tohumn dışı acılık verebilir, ama iyice yıkarsanız nefis olacak)

dış çeperi iyice soyulmuş kızıl greyfurt (küp küp) -kabuklarda kalan greyfurt kalıntılarını bir bardağa sıkarsanız, sos için kullanabilirsiniz-

ince kıyım 1 demet nane ve maydonoz

1/2 limonun suyu

Biraz tuz, 1 çorba kaşığı z.yağı

Kinoalarınızı göz kararı bir suda 15 dk kaynatın. Suyu fazla geldiyse ince gözenekli süzgeçte süzün.
İnce kıydığınız diğer malzemeri bir kaba alın ve kinoayı ekleyin

greyfurt kalıntılarından elde ettiğiniz suyu+limon suyunu+ tuz ve z.yağını karıştırın ve kaba ekleyip iyice karıştırın.
İşte ekşili enfes tabuleniz hazır.
Afiyetler olsun.

Kinoa kolay bulunamıyor ne yazık ki, ama içimden bir ses çok daha yaygınlaşacağını ve ucuzlayacağını söylüyor. Umarım öyle olur. Çünkü cidden çok faydalı. Öyle güçlü bir protein kaynağı ki vegan/vegeteryan beslenmelerinin vazgeçilmezi.
Ben migrostaki organik reyondan aldım. Laf aramızda biraz pahalı. Ama evimde bulunsun sıkça olmasa da kullanılsın istedim. Dediğim gibi daha yaygın ve ucuz olacağı günleri sabırsızlıkla bekliyorum.

Sevgiler.