Bir ‘Dilek’ Tut

dilekle -18 kg

dilekle -18 kg

Dilekle Mayisin ortalarında bir araya geldik. 85.4 kg başlayan yolculuğumuz 68.9 kg olarak tamamlandı. Kendisiyle yaptığımız çalışmanın ayrıntılarını geçmeden önce Dilek’in menülerini hazırlayan sevgili Taylan Kümeli ‘ye ve düzenli olarak ölçümleri konusunda bilgilendiren Dilekle ayni hastanede mesai yapan sevgili diyetisyen hocamıza destekleri için çok teşekkür ederiz. Dilek bu sure zarfında 18 kg vermiş bunun 16 kilosu yağ kaybı…

Peki bunu neye borçluydu?

1- Dilek’in minik oğlu, Dilek için bir durma değil devam etme nedeni oldu… Her gün işe gitmeden önce muhakkak ertesi günün hazırlığını yapmıştı. Bunun onu zorladığını ancak sonucun buna değdiğini belirtiyor.

2- her gün muhakkak yürüyor ilaveten ev egzersizlerini aksatmadan yapıyordu

3- her gün kendisini takip ediyorduk,

4- her gün hedeflenen miktarda su tüketiyordu, bunu takip ediyorduk.

Kendisine bu sure zarfında en çok hoşuna giden ve yanı sıra en zorlandığı konuları sordum:

O da şöyle yanıt verdi,

Meyveli iksirlere bayılıyordum, aksamları hazırlık yaparken zorlanıyordum.

Diğer soruların yanıtları ise  şöyle:

1) su ana kadar 18 kg verdim bunun 16 kilosu yağdan

2) en çok hoşuma giden meyveli iksirlerdi

3) çalıştığım için ertesi günkü öğünleri hazırlamak biraz yorucuydu, alıştığımda çok rahatladım ve buna kesinlikle değdi.

4) bu surede öğrendiğim ve yasam boyu sürdüreceğim şey, ‘kaçamak bir öğünle/ bir tek günle sınırlı kalmalı, fiziksel aktivite yeterli sıvı alımı alışkanlığı, ayrıca metabolizma hızlandırıcı ufak değişiklikler hep hayatımda olacak’

5) kiloyu alan da veren de bizleriz ancak doğru yönlendirme, gerçek ve sonsuz destek ve zamanında ve samimi değişiklikler senden geldi. Vücudumdan sadece 18 kg değil, kafamdan tonlarca negatif düşünce attım sayende…

Programımızı tamamlarken kendisiyle yaptığımız görüşmede “çevremdeki herkes yüzümün güldüğünü fark ediyor” dedi… İste sanırım benim için en güzel veda hediyesi de bu… Takım arkadaşlarıma çıktıkları yolun engellerinden daha büyük bir şey varsa onun da kendi potansiyelleri olduğunu anlatabilmek. Vazgeçmeden yürüyebilmenin ve devam edebilmenin olanaklı olduğunu, motivasyonun biten bir şey değil aksine her gün yeniden kendisini doğuran bir şey olduğunu keşfetmelerini sağlamak…

Bir motivator olarak benim de motivasyon kaynağım bu… Güzele doğru değişimin fitilini ateşleyebilmek…

Çok teşekkürler sevgili Dilek. Seni tanımak harikaydı…

yolculuğumuz

yolculuğumuz

Siz de kendiniz için bu yola çıkmak istiyorsanız bu işi iki kişilik bir takım olarak kotarabileceğimize, disiplin ve motivasyonla nicedir arzu ettiğiniz hedefi elde edeceğinize inanıyorsanız, sizleri takımımda ağırlamaktan memnuniyet duyarım…

ezgikoroglu@gmail.com adresinden ulaşabilir ve çalışma şeklimizle ilgili bilgi alarak başvuru yapabilirsiniz.

Reklamlar

Ebru’nun Yolculuğu…

teşekkürler hayat...

teşekkürler hayat…

Sevgili okurlarımız,

Bugün sizlerle, yine hem sevinç hem de duygularımla karışık bir takım arkadaşımın www.citymersin.com adresinde yayınlanan yazısını paylaşacağım. Kendisinin bir nevi yeniden doğuş öyküsünü anlatmaya başlayan sevgili Ebru, bu yolculuğundan benden ve birlikte çalıştığımız süreçten de bahsetmiş…

Kendisiyle ikinci tanışmamızda (ilk tanışmamızı saymıyorum) harika ve genç bir metabolizması olduğuna şahit oldum, özgür ruhlu ve dışa dönük bir kişiliği vardı, üstelik işinin en iyisi olan Diyetisyen hocalarımızla çalışmıştı… Ancak içinde “düğüm” diyebileceğimiz ve onu başarıdan alıkoyan bir eksiklik söz konusuydu. Buna disiplin de diyebilirsiniz, motivasyon da diyebilirsiniz ya da bir süreci içine sindirmek de diyebilirsiniz… işte bizim yollarımız bu anlamda kesişti… Bedenine olan borcunun basitçe zayıflamak değil, bir alışkanlık devriminden geçtiğini keşfetmemiz ve bunun meyvelerini alışımız gerçekten harika bir hikayenin başlangıcı oldu… Kısacası biz sadece 2 ayda 15 kg’dan arınmadık… Biz bir kıvılcımı ateşledik, içindeki irade gücünü, hareketlendikçe çiçeklenen ve cevap veren bahçeyi keşfettik….

Ebru için hazırladığı menülerle bizden desteğini ve ortaklığını esirgemeyen Sn. Dyt. Taylan Kümeli’ye de yeri gelmişken teşekkür ederiz.

İşte Ebru’nun kaleminden bizim hikayemiz… Pek çoğumuzun hikayesi…

“Çook cok uzun zaman olmuştu, kendimi ihmal edeli, unutalı. Karar vermiştim artık daha fazla geç olmadan biryerlerden başlamam gerekiyordu. İlk önce arınarak başlamalıydım, arınmalıydım beni yoran, hırpalayan üstümde ki tüm fazlalıklardan, etrafımdaki negatif ve samimi olmayan tum maskeli insanlardan. Arınmalıydım ki huzuru yakalayabilmeli ve kendime kavuşabilmeliydim. Yavaş yavaş acele etmeden…

Yıllarca ne çok uğraşmıştım birşeyleri değistirmeye, anlatmaya, düzeltmeye. Ne cok yormuştum, ne cok hırpalamıştım, ne cok ihmal etmiştim kendimi. Boğuldukca kalabalığın içinde, kaybettikçe kendimi, unuttukça değerimi, umursamazca biriktirmiştim de üstümde kiloları. Gün be gün, azar azar ama çoğalarak artmıştı onlar da. Artık tüm fazlalıklarla vedalaşma, onlardan da arınma zamanı gelmişti.

Hayatımın İlk ve en önemli devrimini, 2 sene önce, öylesine bir Eylül gününde, birden bire ve cok şükür başıma da henüz birşey gelmeden gerçekleştirebilmiştim. 20 yıldır içmediğim, nerdeyse yediğim, sigarayı aniden bırakarak yapabilmiştim bunu. Hani son bir veda sigarası derler ya, onu bile içmeden. Varlığıni bile unuttuğum irademle başarmıştım…” Vaay be” dedim “meğer benim de bir iradem varmış” İşte o zaman gördüm ve hatırladım içimdeki gücü. Öyle büyük, öyle güçlüydü ki, kendimi kaybettiğim yıllar boyu diplere ite ite unuttuğum gücüm, artık günyüzüne çıkmış ve bana neler yapabileceğimi hatırlatmıştı. Üstelik tonlarca sıkıntıyı, üzüntüyü de yaşarken başarabilmiştik bunu. İçimde ki gücüm ile ben buluşmuştuk yeniden…e tabii bu sefer sigara yemek yerine başka şeyler yemek gerekti, yedikçe de yedim…yine olsa yine yerim mutluluğu öyle yakalayabildim, sigaranın eksikliğini öyle kapatabildim kendimce. Sonunda 12 kilo da ordan geldi, vermem gereken onlarca kilo zaten üstümde varken hem de. Ama helal olsun dedim yine de içimde ki gücü gördüm yaa herseye bedeldi, artık yapamayacağım bir sey yoktu…

Ancak…

Birgün, birde baktım ki azar azar, umursamazca aldığım o kilolar almis başını gidiyor, dile kolay 90 kg olmuşum… Tartının üstünde o rakamı  gördüğüm an içimdeki gücün de sesini yeniden duydum “yeter artık ebru yeter, kendine gel, tünelin sonundasın, ilerisi zifiri karanlık, marş marş geriye dööön”  dedi bana. Ve ben iste o gün karar verdim kendimin elinden tutmaya, başkasına değil artık kendime yardım etmeye ve kendimle yeniden barışmaya. Diyetisyenle başladım ilk önce ama ne kadar sevdiğim, güvendiğim bir insan olsa da zaman geçiyor ve ben sonuç alamıyordum. Daha itekleyici, daha zorlayıcı ve daha sahip çıkacak bir güce, elimi sıkı sıkıya tutacak bir sisteme ihtiyacım vardı. Biliyordum kim oldugunu, ancak birkaç ay öncesinde henüz kendimle bu kadar barışık değilken kısa suren bir birlikteliğimiz olmuş ve benim disiplinsizliğim nedeniyle anlaşamayıp yollarımızı ayırmıştık. Aradım hiç gocunmadan ama ürkerek, rica ettim elimi tut, bana sahip çık dedim canım dostum sevgili Elif Ezgi Uzmansel’ime, güvendi bana ve öyle sıkı tuttu ki elimi, bir daha hic bırakmadı…

….devamını buradan okumaya devam edebilirsiniz.”

İçtenliği ve kendisiyle vazgeçmeden mücadele ettiği için Ebru’ya bütün kalbimle teşekkür ederim. Ayrıca yazın yolculuğunda da başarılar dilerim. Kendisinin de dediği gibi “insan yazdıkça iyileşir…”

Herkese sevgilerimle

Elif Ezgi Uzmansel

ezgikoroglu@gmail.com

BAŞLAMAK BİTİRMENİN TEK YOLUDUR!

image1

Sevgili okurlarımız,

Güzel bir yaz, keyifli ve dingin bir Ramazan geçirmekte olduğunuzu umuyorum… Bizler bu ayda sofralarımızda dinginliği, sadeliği ve paylaşımı yaşatmaya çalışıyoruz… Sahurdan iftara dek geçen uzun süreyi, sonrasında uzmanların önerdiği şekilde besleyicilik olarak zengin olmasına rağmen rahasız etmeyen, ağır olmayan gıdalarla takviye ediyoruz…

Blogumuzda da geçmiş postlarda Dyt. Taylan Kümeli’nin örnek Ramazan menüsünü paylaşmıştık. Siz de inceleyip fikir edinebilirsiniz… İşte bu linke tıklayabilirsiniz.

Gelelim Ramazan sonrasına…

“Etrafımda en sık duyduğum şey, ben Ramazan’da sıkça iftarlara davetli oluyorum… kontrolümü kurmam imkansız oluyor. Uzun bir açlığın ardından önüme getirilen yiyeceğe karşı kontrollü davranmam pek de mümkün olmuyor, kendim pişiriyor olsam yine nispeten dikkat ederdim ama misafirliklerde ikramları geri çevirmek çok zor…”

Bu durum oldukça anlaşılabilir, son derece yaygın bir “Ramazan’da neden kilo aldım, neden disiplinimi kaybettim? Yeniden motive olamayacak mıyım?” kaygılarını açıklıyor…

Biz de Ramazandan sonrası için 10 kişilik bir grup oluşturuyoruz,

  • Yeniden disipline olarak ve motivasyonunuzu tazeleyerek hedefinize ulaşmanız,
  • yeniden hareket kazanmanız,
  • Mutfağınızı ve mutfak alışkanlıklarınızı yeniden rayına oturtarak fazlalıkları atmanız için yeni takımımıza start veriyoruz.
  • Hedefimize ulaşmada 10 kişiden 9u başarılı, hedefimizi korurmada da 10 kişiden 8’i 1 yıl süre ile kusursuz başarı gösterdi…

Üstelik… Takımımıza erkenden kayıt olan üyelerimiz de pek çok armağan ve avantajdan faydalanabilecekler… Kaçırmayın derim…

En başta da dediğimiz gibi “başlamak bitirmenin yarısı mı bilmem ama başlamak bitirmenin tek yolu”

Sevgiler

ezgikoroglu@gmail.com

Deniz ve 373 günlük azim öyküsü…

Genç, disiplinli, azimli ve neşeli :=)

Genç, disiplinli, azimli ve neşeli :=)

Denizle tanıştığımızda karşımda 14 yaşında genç bir insan vardı… Yediği her lokma gelişimine destek vermeli, öte yandan da onu sahip olduğu fazla ağırlıklardan kurtarmalıydı. Bu anlamda her tükettiği her lokma ile yakından ilgilenen Dyt. Taylan Kümeli’ye çok teşekkür ederiz. Benim görevim ise onu daima sürece bağlı, motive ve disiplinde tutmaktı… Açıkçası başlarda tedirgindim, çünkü karşımda genç bir insan vardı, değişken ruh halleri olabilir, yetişkinlerin bildiği anlamda disiplin kurmaktan uzaklaşabilirdi. Ama dünyanın en memnun edici yanılgısını yaşadığımı söyleyebilirim. Elbette, burada sonsuz destek ve işbirliğini esirgemeyen Deniz’in annesi Hesna hanıma da teşekkür etmeliyim. Kendisi ile bir yazışmamızda, “evde zararlı olan ne varsa terk edildi, biz ailece tükettiklerimizden çok mutluyuz” demişti. Yani Deniz ile başlayan sağlıklı yaşam reformu aslında bütün ailenin iştirak ettiği bir değişime dönüşüyordu.

Peki beni Deniz’e bu kadar hayran bırakan neydi? Düşünün ki, başta günde 1 saat yani 60 dakika spor yapmak için sözleşiyorsunuz. Ertesi gün Deniz, 50 dakikasını spora ayırabiliyor… Bir sonraki gün ne mi yapıyor? 70 dakika sporunu yaparak kendisine borçlu olduğu bu hareket eksiğini telafi ediyor. Bir gün olsun o spor aksamıyor. Sonra kendisine hazırlanmış olan menüleri bizzat mutfağa girip kendisi hazırlıyor… Bu ne demek? Bu yemek pişirmeye sağlıklı tariflerle başlamak demek… Sonra biz Denizle gerçekten çok eğleniyorduk, aramızda kendimize ait bir dil oluşmuştu… Yani oflayıp poflamak yerine tadını çıkartarak öğreniyor, kendi alışkanlıklarımızla tanışırken bunu bir şölene dönüştürebiliyorduk…

Nihayetinde Deniz için ilk dönemeç sona erdi, Deniz 25 kg fazlalılığından kurtulurken, gelişimi son derece sağlıkla seyretti… Dahası ve benim için en önemlisi, Deniz ve ailesi mutfakta kelimenin tam anlamı ile devrim yaptılar… Hatta “bu yürüyüş bandı kullanılmaz sanmıştım” denilen yürüyüş bandını eskitecek şekilde spor alışkanlığı edindiler… İşte değişimin ve ileriye yönelik sağlıklı yaşam eğitiminin en önemli parçaları bunlar bana kalırsa…

Şimdi sizinle Deniz’in bana yazdığı mektubu paylaşmak istiyorum… Sadece koç ve öğrenci ilişkisi değil, abla ve kardeş ilişlisini kurabildiğimiz için çok şanslı hissediyorum kendimi. Denizcim, seni çoook seviyorum ve bütün kalbimle tebrik ediyorum.

iyi ki seni tanıdım Denizcim :)

iyi ki seni tanıdım Denizcim 🙂

“373 gün geçmiş.
Gözümü ovuşturarak kalkıyorum yatağımdan.Gene sevmiyorum uykusuzluğu ve gene alarmla uyanıyorum.
Çok farklı şeyler olmuş hayatımda.
Bedenimde, beni terk eden 25 kilonun hafifliği,
Aklımda, birbirinden değerli öğütler,
Kalbimde, tanıdığım mükemmel insanın samimiyeti var.
Yüzümü yıkamak için musluğu açıyorum. Suyun yüzüme çarptığı anda başrolü ben olan bir film kopuyor gözlerimin önünde.
Hayatımda neler değişmiş meğer.
Siyah çaylar, rezenelere; ekmekler, etimeklere; makarnalar kinoalara dönüşmüş. Bunlar hikâyenin tuzu biberi.
Bu filmin en etkileyici, ve beni cezbeden tarafının; özgüvenim, pozitif bakış açım, sınırlamadığım hayaller ve yaşama duyduğum istek olduğunu anlıyorum. Bunlar en güzeli, en değerlileri.
Kısa koridordan geçip mutfağa giriyorum.
Önüme tost yerine yulaf, kola yerine süt konulmuş. Başarının verdiği tatlı hisle oturuyorum yerime.
Yüzümdeki tebessümle son buluyor hikâye.

Hayatımın dönüm noktasında yanımda olduğunuz, sonuna kadar inanıp inandırdığınız, en zor zamanlarda “hadi” deyip güç verdiğiniz, en önemlisi yüzümdeki tebessümü bana hediye ettiğiniz için size çok çok çok teşekkür ederim.
Deniz Duysar”

-size ilham vermesi dileğimle-

sevgiler

Elif Ezgi Uzmansel

ezgikoroglu@gmail.com

Serap’ın Azmi…

Sizi bir önceki postumda Serapla tanıştırmıştım aslında… Ancak ilaveten kendisine bir şeyler söylemek isteyip istemediğini sordum, kendisi de benimle düşüncelerini paylaştı. Sonra size ilham vermesi için fotoğraflarını da ekliyorum Serap’ın… Bu arada Serap’ın harika bir instagram hesabı var, takipte kalmanızı şiddetle öneriyorum: diyet_degil_saglikli_beslenme (kendisinin kullanıcı adı bu) Böylelikle Serap’ın sürecine siz de göz atma şansı bulabilirsiniz. Bu sürecin tamamen açlığa ve tahammüle dayalı olduğunu söyleyenler de çıkacaktır, Serap’ın galerisi adeta bunun hiç de böyle olmadığını kanıtlıyor 🙂

IMG_1712

Ben sözüm daha çok uzatmadan onun bana yazdığı maille sizi başbaşa bırakıyorum:

“Ekim ortasiydi , söz vermiştim arkadaşım Ebru’ya kilo verecektim artık ; 20 kilo verirsem sigarayi birakacakti ; bende cok sıkılmıştim artik bu kilolardan ; çaresiz ce bir çözüm ariyordum ; aslında cok defa çözüm aramistim ; son 6 yıldır hic olmadigim kadar kiloluydum hic alisamamistim kilolu olmaya ; google da zayiflamanin yollarini ararken birden karşıma eski kiloma dönüyorum diye bir blog çıktı karşıma ; ilk defa goruyordum o blogu halbuki bu ilk arastirmam degildi ayni kelimeleri defalarca aratirmistim google dan ; hic de denk gelmemisti… nasip o guneymis ; blogu bir gecede yalayip yuttum o kadar heycanlandim ki anlatamam ; uyku uyuyamadim ; baslamaliyim hemde hemen ; sevgili koçum Elif Ezgimin hikayesi o kadar tanıdık o kadar sıcak geldi ki ; inandım ona ; derdimin dermaninin onda olduğunu anladim ; hemen instagram hesabi açtım ; instagram hesabinida yalayip yuttum ; kitaplarini siparis verdim. Bir mail yazdim cok uzunca maalesef silindi 😦 bir tane daha yazdim o da silindi 😦 anlamadim bir turlu acaba bu bir isaret mi yazmamalimiyim dedim kendi kendime ama sonra olmaz dedim ben bu maili atmam gerekiyor dedim. Ve attım ; yeni bir hayata merhaba dedim o gun , amacım kesinlikle sadece kilo vermek degildi aradigim şey cok daha derin cok daha köklü bir değişimdi ; zayiflamak hedeflerimin arasindaydi ama ogrenmek ; saglikli beslenmek ; irademe hakim olmak ; nefsimi yenmek ; mutlu ; disiplinli olmakti amacim. Hic de yanilmamisim ; aradigimi buldum 26 kilo verdim ; ama aslında cok daha fazlasi gitti benden ;Negatif olan hersey gitti ; cok sey ogrendim beslenmeyi ogrendim ; “ama” dememeyi ogrenmdim bahaneler uretmeyi ogrendim ertelememeyi ogrendim…
Umitsizligin hayatimda olmamasi gerektigini ogrendim ; isyan etmemeyi ogrendim ; sukrettim defalarca ; her gun daha da cok sukretmeyi öğrendim ; ne guzeldi Elif Ezgim ile çalıştığım 5 ay ; cok hafifledim cok zenginlestim ; huzur doldu içim ; Elif Ezgime ne kadar teşekkür etsem azdır ; ben onu cok ama cok sevdim ve sevmeye de devam edecegim. Iyi ki var iyiki tanıdım onu. Insan isteyince oluyormus yeter ki siz de isteyin yeter ki siz de inanin ; amalarinizdan kurtulun ; kendinize güvenin … Elif Ezgime güvenin ; basaracaksiniz…Emziren bir anneyim ; kimse saglikli beslenmekten korkmasin , başladığımda Ali 6.5 aylikti emiyordu simdi 13 aylik ve hala emiyor ; sütün azalmistir ; yaramiyordur; yoktur artık ; diyen cok oldu hic dinlemedim çünkü ben çocuğuma ne verdiğimi biliyorum bu konuda Taylan Hanim’in menulerine cok guvensinler. Ac kalmiyorum ki neden sutum azalacakmis?”

karşımızda enerjik görüntüsüne yeniden kavuşmuş bir anne var :)

karşımızda enerjik görüntüsüne yeniden kavuşmuş bir anne var 🙂

Serap ile başladığımız yolculuğu kendisinden daha güzel özetleyen birisi olamazdı elbette… ben onun azmine, katılımcılığına çok teşekkür ediyorum. Onun size verdiği ilham sizin kendi hikayenizi yazmaya başladığınız yer olabilir.

Sevgiler
Elif Ezgi Uzmansel

***Çalışmalarımız sürecinde kullanılan bütün beslenme listeleri ve diyetler, Dyt. Taylan Kümeli tarafından hazırlanmaktadır. Kullanılan tariflerin tamamı kendisine aittir ve hakkı saklıdır.

Bizimkisi bir başarı hikayesi :)

-Başarı hikayelerimizi heyecanla takip eden okurlarımıza ithaf olunur-

Merhabalar Sevgili Okurlarımız;

Mayıs takımımıza gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ederim. Takımımızdaki son beş kişilik yer için, çalışma şeklimiz hakkında bilgi almak isterseniz bize maille ulaşabilirsiniz. Ramazan programımızı da sıkça sormuşsunuz, Ramazan’da harika bir program sizleri bekliyor olacak. Onu da buradan duyuracağım.

Gelelim sizinle paylaşmak istediğim dört başarı hikâyesine…

Berna, Nazlı, Serap’ın ve Cem Bey’in ağırlıklarından sıyrılma öyküleri de diyebiliriz.

Berna ile ilk görüşmemizde kendisi, kilo vermek ve hayallerine ulaşmak için pek çok yolu denediğini ancak kısa süre içinde kendisine bir rehavet çöktüğünü, motivasyonunu kolayca kaybettiğini benimle paylaşmıştı. Bu yüzden yürümesi gereken uzun yolda kısa sürede pes ettiği için hiçbir zaman kayda değer bir aşama yakalayamıyordu. Oysa düşlediği şeyler vardı, bunu yakalamanın ancak emek sarf ederek olacağının da farkındaydı ancak ihtiyacı olan motivasyonu yine yitirmekten korkuyordu… İlk iletişimimizde yakaladığımız enerji ve uyumun başarımızda büyük payı olduğuna yürekten inanıyorum. Gerçekleştirdiğimiz takım çalışmasında yaklaşık 22 kiloyu geride bırakabilmek, Berna’nın yaşamında bir ilki gerçekleştirebilmek, son ana kadar motive ve istekli kalabilmek omuz omuza sürdürdüğümüz bir sürecin meyvesi diyebilirim. Kendisi ile son görüşmemiz planlı değildi, havaalanında tesadüfen karşılaşmıştık. Uzunca bir süre onu tanıyabilmek için bakmam gerekti, güzeller güzeli, zarif ve son görüşmemizden bu yana neredeyse on yaş daha gençleşmiş görünen enerjik bir kadın vardı karşımda. Kendisi beni görür görmez gülümseyip yanıma geldi, size yaşadığım mutluluğu tarif etmekte zorlanıyorum. Şıklığı, güzelliği ve formu ile göz kamaştırıyordu. Sanıyorum, bir başarı öyküsüne dahil olmanın en güzel yanı, onun bu sürprizlerle dolu gelişimi ile karşılaşmak. Kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Berna ile harika bir şey başardık... Burada sadece baskül görünebilir ama asıl aştığımız şey, yıllardır süren 'pes' etme duygusunu pes ettirmemizdir.

Berna ile harika bir şey başardık… Burada sadece baskül görünebilir ama asıl aştığımız şey, yıllardır süren ‘pes’ etme duygusunu pes ettirmemizdir.

Nazlı ile çalışmamız ise yalnızca 20 kilodan kurtulma hikayesi değil elbette. Müthiş bir değişim ve ruhsal motivayonun da öyküsü. Sürekli bir şeylere başlıyorum ama devam edemiyorum düşüncesinin yıkılışı bir anlamda… Çevresinin kendisine olan inancının kaybolması, eleştirel sözlerin kalbini kırması ile başlayan yolculuğun tam anlamı ile sabır, sebat ve başarıya dönüşümünü gördük birlikte. Canı bir şeyler yemek istemedi mi? Sporunu aksatmak içinden geçmedi mi? Yoğunluğu onu yıldıracak gibi olmadı mı? Çevresindeki kuşkucu ve demotive edici söylemler bıçak gibi kesildi mi? Elbette canı, kendisine zarar veren yiyeceklerden de istedi Nazlı’nın… Sporunu aksatmak da geçti aklından… Bazen temposu onu çok yordu. İnsanlar, desteklemektense en iyi bildikleri şey olan karalamayı ve bilgisizce Nazlı’yı aşağı çekmeyi de denediler. Ama Nazlı hiçbir olumsuzluğa pabuç bırakmadı, benimle iletişimini asla kopartmadı, üşengeçliğine yenik düşmedi, temposunun ardına sığınmadı, canının istediği zararlı şeyin faydalı bir alternatifini birlikte araştırdık, farazi ve klişe demotivasyon cümlelerine hareketlerimiz ve aşamalarımızla cevap verdik… Bugün Nazlı, kendisine ait olmayan 20 kilodan kurtulmuş bir kadın… Daha hafif, daha enerjik, daha mutlu… Kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Nazlı sadece aynada değil, hayatının her alanında bu motivasyonu ve enerjiyi hissediyor :)

Nazlı sadece aynada değil, hayatının her alanında bu motivasyonu ve enerjiyi hissediyor 🙂

Her zaman dediğim gibi, Nazlı ile başardığımız baskülü alt etmekten fazlasıydı

Her zaman dediğim gibi, Nazlı ile başardığımız baskülü alt etmekten fazlasıydı

Serap, çalışan, emziren, yoğun bir anneydi. Beraber yola çıkarken, kendisine ve birlikte çalışmamıza sonuna kadar inanıyordu. Hiçbir şeyin kolay olmayacağını ama her şeyin omuz omuza aşılabileceğini biliyorduk… İletişim her şeydi, gün içinde birbirimizden kopmadan, bu yolu kat edecek, yaşamın getirilerine göre çözümlerimizi üreterek çözüme yürüyecektik… Yaklaşık 25 kiloluk ağırlıktan kurtulmak da bu azim dolu disiplin dolu hikayenin meyvesi. Serap daima öğrenmek isteyen, öğrendiklerini yaşamında uygulayabilmek için feyz alan bir insan… Hiçbir şeye basitçe bakmıyor, her şeyi itina ile değerlendirip nedenlerini anlamak istiyordu. Çalışmamızı tamamlamamızın üzerinden uzun süre geçmesine rağmen formunu ve motivasyonunu koruyor olmasını da sanırım bu özelliğine borçlu. Kendisini yürekten tebrik ediyorum.

Azmi ve çabası benim için daima hayranlık uyandırmaya devam edecek...

Serap’ın azmi ve çabası benim için daima hayranlık uyandırmaya devam edecek…

Ve gelelim Cem Bey’e…

Cem bey, kelimenin tam anlamı ile yaşam gustosu olan bir insan… Hayatta en çok sevdiği etkinlik ailesi ile birlikte lezzet serüvenlerine ve seyahatlere çıkmak. Ancak bu beğenisi ne yazık ki kendisine biraz kötü klinik bir bedelle geri dönmüş. Burada, kendisinin klinik bulguları ve sonrasında yediği her lokması ile birebir ilgilenen Dyt. Taylan Kümeli’ye çok çok teşekkür ediyoruz. Bir teşekkür de Mersin üniversitesi kardiyoloji bölümü hocalarımıza… Değerli danışanımızı yakından takip ederek, danışanımızın sorunu konusunda bizleri aydınlatıp yönlendirdikleri için kendilerine minnettarız. Danışanımız, tetkiklerini yaptırdıktan hemen sonra hocalar tarafından kendisine ilaç tedavisi önerilmişti. Ancak hocalarımız, yeme ve hareket alışkanlıklarının düzenlenmesi ile ne kadar aşama kaydedeceğimizi merak etmiş, bu konuya dair bizlere süre tanımışlardı. Sadece bir ay içerisinde danışanımızın kaydettiği aşama inanılmazdı, değerlerini %37 oranında düzelterek %2’lik bir dilimin içine girmişti. Takip eden ayda yine Dyt. Taylan Kümeli’nin kendisi için önerdiği şekilde beslenerek ve sporuna devam ederek aynı düzelme performansını tekrar ettiğinden ilaç tedavisi tamamen gereksiz görüldü. Bu zaman zarfında birlikte yaptığımız çalışma ile disiplin ve motivasyon anlamında firesiz ve çok verimli bir bilgi alışverişi ile bilinçlenmeye devam ettik. Sonuç tam bir ekip çalışması ve giden 18 kilodan fazlasıydı. Biz sevgili danışanımızın sağlığına katkıda bulunabildiğimiz için çok mutluyuz.

Yazımızda da anlattığımız gibi, kilo sadece kilo değildir... Bunun ardında alışkanlıklarınız, sağlığınız ve bir çok öykü yatar.

Yazımızda da anlattığımız gibi, kilo sadece kilo değildir… Bunun ardında alışkanlıklarınız, sağlığınız ve bir çok öykü yatar.

Bizim başarı hikayelerimizi, birlikte gösterdiğimiz uyum, iletişim, öğrenmeye olan açıklığımız ve katılımcılığımız yazıyor… Bunu yazan ne sadece benim, ne sadece bir metot, ne de sadece sizsiniz… Bu kelimenin tam anlamı ile bir takım çalışması…

Dört değerli danışanımın nezdinde bütün takım arkadaşlarıma yürek dolusu sevgiler…

Siz de eğer #uzmanselteam ‘in bir parçası olmak istiyorsanız lütfen bize ezgikoroglu@gmail.com adresinden ulaşarak çalışma şeklimiz ve tarifelerimiz hakkında bilgi alınız.

Mayıs ile başlamak…

Mayıs grubumuz için kayıtlarımız başladı : )

yaz için hazırlanmaya hazır mısınız?

yaz için hazırlanmaya hazır mısınız?

Bu yıl, bahar bir türlü gelmek bilmedi sanki… Hava ısınmadıkça, motivasyonumuz düştü. Yaza hazırlık yapmak için kendimizi teşvik edemez olduk… Ama belki de yapılacak en doğru şey, baharı zihnimize getirmek… Tazelenmeye bedenimizden başlamak.

Bu sebeple yaza zinde, formda ve fazlalıklarından kurtulmuş olarak girmek isteyen bütün arkadaşlarımız takımımızda bir araya geliyor;

Beraber kötü yeme alışkanlıklarından kurtuluyor,

Egzersizi hayatımıza dâhil ediyor,

Kendimizi yakından takip ediyor ve daima motive kalıyoruz. Mutfak alışkanlıklarımızdan başlayan ve yaşamımızın her alanına uzanan bir disiplin ve motivasyonla fazlalıklardan kurtularak yaza merhaba diyoruz.

Sağlık ve afiyetle...

Sağlık ve afiyetle…

Kimler başardı?

  • Gece yeme alışkanlığım yüzünden,
  • Spor konusundaki üşengeçliğim yüzünden,
  • Organize olamadığım için sürdürememek yüzünden,
  • Pazartesi başlayıp Salı bitirmelerim yüzünden,
  • Doğru bildiğim yanlışlar yüzünden,
  • Bahaneler yüzünden bir türlü sonuca ulaşamadım diyen pek çok kişi ile başardık…

Siz de Mayıs grubumuza dahil olmak isterseniz bize ulaşın, kim bilir belki sizin başarı öykünüz birlikte yazmak üzere olduğumuzdur…

Sevgilerle

çalışma şekli ve tarife ile ilgili bilgi almak için lütfen –> ezgikoroglu@gmail.com adresinden bize ulaşınız